8. Ceza Dairesi 2019/13440 E. , 2020/445 K.
"İçtihat Metni" Basit yaralama ve mala zarar verme suçlarından sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29/1, 151/1, 167/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk lirası ve 1.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına; basit yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mala zarar verme suçundan hükmedilen cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair ŞEREFLİKOÇHİSAR Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2018 tarihli ve 2017/353 esas, 2018/336 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında tek eylemle neden olduğu hem mala zarar verme hem de basit yaralama suçundan hüküm kurulmuş ise de; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26/09/2011 tarihli ve 2009/16497 esas, 2011/27230 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere “Sanığın mağdurun gözüne yumruk vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına ve gözlüğünün kırılmasına sebebiyet verdiği olayda, bir fiil ile kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının oluştuğu, sanığın hukukî durumunun TCK"nın 44. maddesi uyarınca farklı nevi"den fikri içtima hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği” biçimindeki açıklamalar karşısında, somut olayda sanığın gözünde gözlük bulunan katılana yönelik eylemi sırasında katılanın gözlüğünün de zarar gördüğü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 44. maddesi gereğince fikri içtima hükümleri gereğince ağır olan cezayı gerektiren suçtan ötürü cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde her bir suç yönünden mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16.05.2019 gün ve 4170 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2019 gün ve KYB/2019-55244 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mala zarar verme suçu için 5237 sayılı Kanun"un 151. maddesinde öngörülen hapis cezasının yaralama suçuna göre üst sınır yönünden daha ağır olduğu gözetilerek buna göre yapılan incelemede;
Hükümlü ..."ın kardeşi olan katılanın gözüne yumruk vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmasına ve gözlüğünün kırılmasına sebep olduğu olayda bir fiil ile kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının oluşması nedeniyle, TCK.nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince bir fiil ile birden farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanığın bunlardan en ağır cezayı gerektiren ve meydana gelen suçların en ağırı olan mala zarar verme suçundan hüküm kurulmasıyla yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, ayrıca kasten yaralama suçundan da hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı"nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2018 gün, 2017/353 esas 2018/336 sayılı kararının CMK.nın 309/4-d maddesi gereğince BOZULMASINA, hükümden 5237 sayılı TCK.nın 86/2, 86/3-a, 29/1, 62 ve 52. maddeleriyle tayin edilen ceza uygulamasının çıkartılmasına, bu suçtan verilen cezanın çektirilmemesine, karardaki diğer hususların aynen korunmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na tevdiine, 09.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.