20. Ceza Dairesi 2015/8386 E. , 2017/4565 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme : SİLİFKE 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1-) Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 22.03.2011, 01.04.2011 olarak gösterilmesi gerekirken “2011” şeklinde eksik olarak yazılması,
2-) Adana Adli Tıp Kurumu tarafından suç konusu maddelerden alınan tanık numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) TCK"nın 53. maddesi uygulanırken, TCK’nın 53. maddesinin (3.) fıkrası uyarınca 53/1-c madde ve bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, sanıkların kendi alt soyu dışındaki kişilerle ilgili, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen “velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisi”nden yoksun bırakılmasının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden, yoksunluğun tümü için koşullu salıverilmeye kadar sürmesine karar verilmesi ve 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1-) Gerekçeli karar başlığında bulunan suç tarihinin çıkartılarak yerine 22.03.2011, 01.04.2011 tarihlerinin yazılması,
2-) Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin bölümüne "Adana Adli Tıp Kurumu tarafından suç konusu maddelerden alınan tanık numunelerin de TCK’nın 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi,
3-) TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete"de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1-) Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 28.04.2015 tarih, 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılı ilamlarında da bahsedildiği üzere; sanıkların uyuşturucu madde sattığına ilişkin edinilen bilgiler üzerine, kolluk görevlilerinin sanıklar ... ve ...’tan 22.03.2011 tarihinde 50 TL karşılığında 1 paket halinde 2,45 gr ve diğer sanık ...’tan 28.03.2011 tarihinde 50 TL karşılığında 1 paket halinde 4 gr esrar satın almak suretiyle sanıkların "satmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurma" suçunu belirlemiş ve bu suça ilişkin delil elde etmiş oldukları halde; kolluk görevlilerinin sanıklardan 28.03.2011 ve 18.04.2011 tarihlerinde de tekrar uyuşturucu madde satın aldıkları, kolluk görevlilerinin gerçek iradelerinin uyuşturucu madde satın alma değil, suçu ve failini belirleyerek suçla ilgili delilleri elde etme olduğu; bu nedenlerle adli kolluk görevlileri tarafından sanıklardan ikinci veya üçüncü kez esrar alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir "alım-satım"ın söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanıkların cezasının TCK’nın 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-) Sanık ... hakkında 05.03.2009 karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olan 1860 TL adli para cezasından mahkûmiyet kararı verilen Silifke Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/43 Esas ve 2009/287 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün, BOZULMASINA, 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.