9. Ceza Dairesi 2020/3352 E. , 2020/439 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak, 5464 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
I- 5464 sayılı Yasaya muhalefet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmeyen ve bu itibarla davaya katılma hakkı bulunmayan Hazinenin usulsüz olarak kamu davasına katılmasına karar verilmesinin hükmü temyiz hak ve yetkisi vermeyeceği gözetilerek Hazine vekilinin sanık hakkında anılan suçtan verilen beraat hükmüne ilişkin yapmış olduğu temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin hazine vekilinin sanık hakkında tefecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
II- Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26.04.2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak
işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, keza TCK"nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde
etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında TCK"nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında; UYAP sisteminde yapılan sorgulamada, sanık hakkında aynı suçtan Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/857 Esas sırasında kayıtlı kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, anılan davanın akıbetinin araştırılması, derdest ise birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi sonrasında suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması, ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde sanığa TCK"nın 241. maddesi gereğince verilecek cezadan aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca artırım yapıldıktan sonra kesinleşen dava dosyasından verilen cezanın mahsubu ile oluşur ise aradaki fark kadar cezaya hükmedilmesi, hukuki kesintinin gerçekleşmesi durumunda ise ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suç tarihinin kredi kartı ile en son işlem yapılan Aralık 2018 tarihi yerine gerekçeli karar başlığında 2008 olarak gösterilmesi,
3- Duruşmada ifadeleri alınan tanıklardan ... ve ...’in sanığın işyerinden kredi kartı çektirmek sureti ile komisyon karşılığı nakit aldıklarını açıkça, diğer bir kısım tanıklar ise kaçamaklı anlatımları ile ifade ettikleri, ..... Mükellefler Grup Başkanlığınca düzenlenen Vergi Tekniği Raporu ve vergi denetimi sırasında ifadeleri alınan diğer tanık anlatımları ile sanığın atılı tefecilik suçunu işlediği sübut bulduğu halde, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekili temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321 maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 09.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.