Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4403
Karar No: 2019/1994
Karar Tarihi: 26.03.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/4403 Esas 2019/1994 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı, davalıyla olan ticari ilişkisi çerçevesinde ambalaj malzemeleri satın almıştır. Ancak, bu malzemelerde uluslararası standartlara aykırı bir şekilde böcek tespit edilmiştir ve ürün geri gönderilmiştir. Davacı, davalının kusurlu davranışı nedeniyle uğradığı zararın tazminatını istemiştir. İlk dava dilekçesinde tazminat talebi bulunurken, ayrıca menfi tespit talebi de yer almaktadır. Mahkeme, menfi tespit talebinin yerinde olduğuna karar verirken, tazminat talebi hakkında karar vermemiştir. Bu nedenle, hüküm bozulmuştur. Kanun maddeleri: HUMK 297.
19. Hukuk Dairesi         2017/4403 E.  ,  2019/1994 K.

    "İçtihat Metni"

    19. HUKUK DAİRESİ
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2016/328-2016/898

    Taraflar arasındaki alacak-menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacılar vekili, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirketlerden ...AŞ tarafından üretilen, diğer davacı şirket tarafından ihraç edilen karo ve seramiklerin ihracatında kullanılmak üzere satın alınan ısıl işlemden geçirilmiş ambalaj malzemeleri olarak davalının ürettiği paletlerde ABD"ye yapılan sevkiyat sırasında uluslararası standartlara aykırı olarak böcek tespit edilmiş olması sebebiyle ABD Tarım Dairesince ürünün ithaline izin verilmeyerek geri gönderildiğini, davalının kusurlu ve uluslararası emredici standartlara aykırı davranışı sonunda ürünün geri gönderilmiş olması sebebiyle ödenen navlun, demuraj, gümrük harçları vs."den ötürü uğradığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 19.066,03 TL lik maddi zararının temerrüt tarihi olan 24.01.2007 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 23.09.2008 havale tarihli dilekçesi ile davalının ayıplı hizmetinden doğan fatura alacağı için davacıya karşı icra takibi başlattığını ileri sürerek davalıya ayrıca fatura bedelinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine de karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen kök ve ek raporlara göre davacının alacak talebinde bulunduğu, davacının davalı hakkında başlattığı icra takip dosyasında borçlu olmadığı, ödemezlik def"i kapsamında menfi tespit talebinin ileri sürülebileceği, bu sebeple davanın kabulü ile davacının icra takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hükmün davacılar vekilince temyiz edilmesine üzerine Dairemizin 2014/19817 E.,2015/15658 K. sayılı ve 26.11.2015 tarihli bozma ilamında "Davacılar vekili tarafından verilen 31.03.2008 tarihli dava dilekçesinde müvekkillerinin davalı tarafça üretilen paketlerin uluslararası standartlara uygun olmaması ve ayıplı üretimden dolayı maddi zarara uğradıkları ileri sürülerek 19.066,03 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 24.01.2007"den itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davacılar vekili tarafından harç yatırılarak verilen 23.09.2008 tarihli dilekçede ise davalı tarafından girişilen Hendek İcra Müdürlüğü"nün 2008/577 E. sayılı dosyasından dolayı borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi istenmiştir.
    Davacılar vekilince harcı yatırılarak düzenlenen 23.09.2008 tarihli dilekçede yer alan menfi tespit talebinin dava ve usul ekonomisi bakımından ayrı açılıp birleştirilmiş bir dava olarak nitelendirilmesi gerekmektedir.
    Nitekim, yerel mahkemece bu dilekçedeki menfi tespit talebi yönünden hüküm oluşturulmuştur. Ne var ki, 31.03.2008 tarihli ilk dava dilekçesinde yer alan tazminat talebi bakımından olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir.
    Somut olayda tam ıslahtan söz edilemeyeceğine ve ilk dava dilekçesinde yer alan tazminat taleplerinden vazgeçilmediğine göre mahkemece tazminat talebi bakımından da olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olduğu gibi 23.09.2008 tarihli dilekçedeki menfi tespit talebinin temelini oluşturan Hendek İcra Müdürlüğü"nün 2008/577 Esas sayılı dosyasında davalı tarafından davacılardan ünvan değişikliği sonucu Vitra AŞ. aleyhine takibe girişilmiş olup diğer davacı ... Tic. AŞ. hakkında girişilmiş bir icra takibi bulunmadığı halde karar başlığında her iki davacının ünvanı (Vitra AŞ."nin ünvan değişikliğinden önceki ünvanı) yazılıp hüküm fıkrasında "davacının davalıya Hendek İcra Müdürlüğü"nün 2008/577 Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine" şeklinde karar verilmekle hangi davacının kastedildiğinin anlaşılmamış olması da HMK"nun 297. maddesine aykırılık oluşturmaktadır.’’denilmek suretiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre,davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminat istemi yönünden davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş ise de menfi tespit istemine yönelik hükümle ilgili olarak davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 26/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi