Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/12936
Karar No: 2017/5072
Karar Tarihi: 27.04.2017

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/12936 Esas 2017/5072 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2015/12936 E.  ,  2017/5072 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, davalılar murisi ..."dan 1051 nolu parselden 500/5000 hissesini 8.8.1995 tarihili noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, tapu devri verilmediği gibi, bu yerin 3. şahsa satılıp tapu devrinin verildiğini öğrendiğini ileri sürerek, taşınmazın rayiç bedelinin belirlenerek uğradığı zarardan şimdilik 1.500 TL.nin satış tarihinden yasal faizi ile davalılardan müteselsilen ödetilmesini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır.
    Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 133,50 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    Davaya konu 1051 nolu parseldeki 500/5000 payın 8.8.1995 tarihli noterde düzenlenen sözleşme ile davalılar murisi...tarafından davacıya satışının vaad edildiği ve satış bedelinin tamamının peşin ödenerek, taşınmazın davacıya teslim edildiğinin yazılı olduğu, ferağının ifrazı yapılıp parselasyon yapıldıktan sonra davacıya verileceğinin kararlaştırıldığı, ancak 22.5.1996 tarihinde dava dışı 3. şahıslar adına tapu devrinin verildiği dosyadaki bilgi ve belgelerle tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
    Kaynağını dava tarihinde yürürlükte olan Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 706 ve Noterlik Kanununun 89. maddeleri hükmü uyarınca, noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan ve tam iki tarafa borç yükleyen kişisel hak doğuran sözleşmelerdendir. Böyle bir sözleşme, “borç doğuran” bir sözleşme olarak geçerlidir ve davacı sübjektif imkânsızlık nedeniyle tasarrufi işlemin, yani ifanın yerine getirilememesi sonunda meydana gelen zararın tazminini, BK.’nun 96. maddesi gereğince satıcıdan isteyebilir. Yani burada ifa imkansızlığı nedeniyle taşınmazı devir ve temlik yükümünü yerine getiremeyen vaad borçlusu olan tarafın, ifa edemediği bu edim yerine karşı tarafa yani vaad alacaklısına tazminat ödeme yükümlülüğü söz konusu olacaktır. Davacı, bu durumda şahsi hakkının ifasının kusurlu olarak imkansız hale getirildiği tarihteki taşınmazın raiç değerini davalılardan isteyebilir. Nitekim konuya ilişkin sapma göstermeyen yargısal uygulamalar da bu doğrultudadır. O halde, davacı geçerli bir şekilde satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı taşınmazın, edimini tam olarak yerine getiremeyen davalı mirasçılardan, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki değerini talep etmeye hakkı bulunmaktadır. Durum böyle olunca mahkemece, alınan bilirkişi raporları değerledirilerek gerektiğinde ek rapor alınarak taşınmazın raiç değeri belirlenip, davacı talebi gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile ödenen satış bedelinin ulaştığı değerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi