13. Hukuk Dairesi 2015/15352 E. , 2017/5051 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki işyeri kaydının tescili ve tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 08.01.2009 tarihinde ceza evine girdikten sonra sahibi olduğu ... bayiliğinin işletilmesi ve işlerinin yürütülmesi için davalılar ... ile ..."a ... 2.Noterliğinin 20.02.2009 tarihli ve 02618 yevmiye nolu vekaletnamesini verdiğini, ayrıca davalılar ... ile ..."ın dükkanda çalışmasını ve ... olan kredi taksitlerini ödemesini, ailesine bakmasını istediğini, ancak cezaevinden çıkınca iş yerine dönmesine müsaade edilmediğini, ... yapılan ödemelerin de geri ödenmesi için davalı ... tarafından ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/312 E. sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, davalıların vekalet görevini kötüye kullandıklarını ileri sürerek; ... bayiliğinin davalı ... adına olan kaydının iptali ile adına tesciline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, ceza evinde bulunduğu dönem boyunca davalıların elde ettikleri kar miktarından ve iş yerinin devrinden kaynaklanan 20.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davalının vekalet görevini kötüye kullanması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle iş görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranması hukuksal nedenine dayandırılarak açılmıştır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 506/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle, her ne nam ile olursa olsun, almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 508/1). Vekilin hesap verme yükümlülüğüne, üçüncü kişilerden aldığı değerler öncelikle dahildir. Belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması halinde vekilin, müvekkile karşı, onun bu yüzden uğradığı zararı tazmin yükümlülüğünün ortaya çıkacağı da çok açıktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davacının ... Bayiliğinin işletilmesi amacıyla davalılar ... ve ..."a 20.2.2009 tarihli vekaletname vermiş, bu vekaletnameler kapsamında davalı ... iş yerini üzerine alarak işletmeye başlamıştır. Her ne kadar mahkemece, iş yerinin ... ... adına kaydının yapılmasında vekalete aykırılığın bulunmadığı, davalıların vekalet görevini kötüye kullandıkları hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunduğundan, davada ispat yükü vekil olan davalılar ... ve ..."dadır. Kaldı ki davalıların, işletme bedelini davacıya ödediği yönünde bir savunmaları da bulunmamaktadır. O halde davalılar ... ve ..., davacıya ait iş yerini vekaletnameye istinaden davalı ..."ın üzerine kaydettirdiklerine göre, davalıların bu hususta hesap verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, davalılar ... ve ..."ın vekaletnameye istinaden yapmış olduğu işlemden sorumlu oldukları dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.