Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/5555
Karar No: 2021/1565
Karar Tarihi: 11.02.2021

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/5555 Esas 2021/1565 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, sigorta başlangıç tarihinin tespiti için yapılmış bir hizmet tespiti davasıdır. Mahkeme, davayı reddetmiştir. Temyiz edilen kararda ise, davalı işyerinde çalışan davacının sigorta başlangıç tarihlerinin belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak mahkemece gerekli araştırmaların yapılmadığı ve yanıltıcı kanıtların dahil edildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle temyiz taleplerinin kabul edilerek kararın bozulması gerektiği belirtilmiştir. Kanun maddeleri ise 506 sayılı Kanunun 79. ve 5510 sayılı Kanunun 86. maddesidir. Bu maddeler sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve özenle yürütülmesi gerektiğini belirtmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2020/5555 E.  ,  2021/1565 K.

    "İçtihat Metni"


    Mahkemesi :İş Mahkemesi


    Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, kapatılan 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyarak ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine dair karar verilmiştir.
    Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. Maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Davacının, davalıya ait işyerinde 12.03.2002 – 03.01.2011 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ve sigorta başlangıç tarihinin 12.03.2002 olduğunun tespiti istemine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. ve 5510 sayılı Kanunun 86. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
    Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen hüküm, Yargıtay 21.Hukuk Dairesince yapılan temyiz denetimi üzerine bozulmuş olup, anılan bozma ilamına uyulmasına karşın, bozma gereklerinin yerine getirilmediği ve mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Eldeki davada, davalıya ait işyerinde tezgahtar olarak çalıştığını beyan eden davacı adına davalı işveren tarafından düzenlenen işe giriş bildirgesi ve talep edilen döneme ilişkin davalı Kurum"a bildirilen çalışma bulunmadığı, ancak talep edilen dönemden sonra 14.10.2011 – 11.10.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinden davalı Kurum"a çalışma bildirildiği, davalıya ait işyerinin 14.10.2011 tarihinde 5510 sayılı Yasa kapsamına alındığı, davacının 04.01.2011 – 13.10.2011 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasa"nın 4/b maddesi kapsamında sigortalılığı bulunduğu, dönem bordrolarında sadece davacının adının olduğu, davacı tarafından 2009 ve 2010 yıllarının bazı aylarında davalıya ait işyerinin kirasının davacı tarafından banka aracılığı ile ödendiğine dair dekontların delil olarak sunulduğu, komşu işyeri tanıklarının davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını doğruladıkları, davalı tarafça; davacının kendisinin arkadaşı olması nedeni ile işyerine gelip gittiğinin, bir dönem işyerini davacıya devrettiğinin, ancak davacı işleri yürütemeyince işyerini tekrar devraldığının beyan edildiği fakat mahkemece davacı ile davalı arasında hizmet akti bulunup bulunmadığı hususunun şüpheye mahal bırakmayacak derecede ortaya konulmadan sonuca gidildiği anlaşılmıştır.
    Mahkemece davalı iş yerine ait aidatların kim tarafından ödendiğinin araştırılması, davalı iş yerinin mülk sahibinin kira ilişkisinin kimle olduğu hususunda dinlenmesi, tarafların isticvap edilerek davalının iddia ettiği şekilde davacı ile aralarında devir olgusu bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, iş yerinin bulunduğu çarşı yönetiminden kalan tanıkların dinlenmesi, vergi kaydı bulunmayan 2002-2005 tarihleri arasında davalı işyerinin kim tarafından işletildiğinin veya işletilip işletilmediğinin araştırılması buna ilişkin davalı beyanlarının alınması, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi