11. Hukuk Dairesi 2017/311 E. , 2018/5953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26/10/2016 tarih ve 2015/208-2016/640 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Turizm A.Ş"nin özelleştirilmesinin sağlanması amacıyla tüzel kişiliği sona erdirilerek tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte ... Holding A.Ş"ye devredildiğini, ... Genel Müdürlüğü ile ilgili yolsuzluk iddialarının ortaya atılması üzerine TBMM 10/2 nolu Meclis Araştırma Komisyonu"nca usulsüzlük ve yolsuzluklar araştırılmış ve yapılan incelemeler sonucunda bu konuyla ilgili raporlar düzenlendiğini, bu rapor kapsamında ... Turizm İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü ve işletmelerinde 1994 - 1995 yıllarında çeşitli mal ve hizmet alımlarının fiilen yapılmadığı halde, bu mal ve hizmet alımı yapılmış gibi gösterilerek mevcut veya hayali firmalardan naylon veya mahiyeti itibarıyla yanıltıcı faturalar kullanmak suretiyle, bir kısım görevlilerin ödenmiş gibi gösterilen bu paraları zimmetlerine geçirdiklerini, bu faturalarda yer alan Katma Değer Vergilerinin 14.02.2000 tarihinde ... Vergi Dairesi"nce ilgili dönem beyannamelerinden reddiyatların yapılması sonucu müvekkil kurumın tarafından ödendiğini, davalının görevini suistimal ederek naylon ve mahiyeti yanıltıcı faturalar kullanmak suretiyle usulsüzlük yaptığını ileri sürerek, kurum zararı olan 23.405,41 TL"nin 19.02.2001 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, genel müdür olan davalı müvekkilinin faturaların ne şekilde temin edildiği, yaptırılan işlerin karşılığı olup olmadığı ya da faturayı veren firmaların vergi mükellefi olup olmadığını bilmesinin imkanı bulunmadığını, davacı kurumda uygulanan muhasebe sistemi uyarınca genel müdürlüğe gönderilen irtibat dekontlarına fatura asıllarının eklenmesi zorunluluğu olmadığını, genel müdürün görevinin genel koordine, sevk, idare ve temsil olduğunu, müvekkilinin dava
konusu iş ve işlemlerle ilgili olarak konumu itibariyle herhangi bir görevi bulunmadığını, kaldı ki, müvekkilinin 24.12.1995 tarihinde yapılan genel seçimlere katılmak için 1995 yılının Ekim ayında görevinden istifa ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, şirketin zarara uğratıldığından söz edilebilmesi için somut olarak söz konusu faturalara konu malların bedellerinin ödendiğinin fakat şirkete teslim edilmediğinin ispatlanması gerektiğini, davalının Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı olması sebebiyle belgelerin ve belgelerin karşılığı olan mal ve hizmetleri tek tek denetlemesinin işletmenin görev dağılımına uygun olmadığı, davalının konumu gereği faturaların içeriği olan malzemelerin gerçekten alınıp alınmamış olduğunu ve faturaların sahteliğini bilmesinin beklenemeyeceğini, vergi inceleme raporlarında denetmenlerin faturaları kesen firmaların hayali olduğu yolunda rapor hazırladığını, mal teslimi ve hizmetin yapılıp yapılmadığı yolunda herhangi bir araştırma ve şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılmadığının anlaşıldığını, davacı tarafından bu yönde dosyaya sunulmuş herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, davacının sorumlu tutulabilmesi için gerekli şartların mevcut olduğunun somut olarak ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.