16. Hukuk Dairesi 2020/4300 E. , 2021/3063 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, davalının dayandığı Mayıs 1951 tarih 22 nolu tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmesi, revizyon durumunun sorulması ve dava konusu Üçtepe mahallesi çalışma alanında bulunan 102 ada 238 parsel sayılı taşınmazı kapsayıp kapsamadığının keşfen yöntemince belirlenmesi, eski tarihli ve 1980-1990lı yıllara ait memleket haritaları ile hava fotoğrafları üzerinde çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının ve davalı kişi yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılarak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında davalının dayandığı Mayıs 1951 tarih 22 nolu tapu kaydının keşifte zemine uygulanarak çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi gereğine değinildiği halde, bozma sonrası yapılan keşifte mahalli bilirkişilere tapunun sınırları sorulmamış; tapu kaydının uygulaması usulüne uygun şekilde yapılmamış; keşif sonrası fen bilirkişisi tarafından düzenlenen, tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı yönündeki soyut ve yetersiz raporu ile yetinilmiştir. Bunun yanında Silifke Tapu Müdürlüğünün 23.01.2015 tarihli yazısında dayanılan tapu kaydının revizyon görmediği belirtilmiş ise de, komşu parsellerden 102 ada 192 sayılı parselin bu tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde söz konusu tapu kaydının bir bütün halinde 102 ada 65, 67, 82 ila 113, 173, 175 ila 179, 187 ila 195, 217, 220 ve 538 parsel sayılı taşınmazları kapsadığı belirtilmiş olup, dosyada anılan taşınmazların kadastro tutanakları ve tapu kayıtları olmadığından dayanılan tapunun bu parsellere revizyon görüp görmediği ve dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı noktasında tereddüt oluşmuştur. Yine, bozma ilamında çekişmeli taşınmazın en eski ve kadastro tespitinden 15-20 yıl öncesine ait memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerindeki durumunun incelenmesi gereğine değinildiği halde, Mahkemece 15-20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları incelenmemiş, 1961 tarihli hava fotoğrafı incelenmiş ve çekişmeli taşınmazın makilik sahada kaldığı tespit edilmiş ise de hava fotoğrafı ile kadastro paftası çakıştırılarak taşınmazın hava fotoğrafındaki görünüme yer verilmediğinden rapor içeriği de denetlenememiştir.
O halde; Mahkemece, öncelikle davalının dayandığı Mayıs 1951 tarih 22 nolu tapu kaydının revizyon görmüş olabileceği düşünülen 102 ada 65, 67, 82 ila 113, 173, 175 ila 179, 187 ila 195, 217, 220 ve 538 parsel sayılı taşınmazların ve komşu diğer taşınmazların kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri, tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve bu parseller yönünden Hazinenin benzer talepli açtığı dava dosyaları var ise ilgili dava dosyaları celbedilmeli, yöreye ait en eski tarihli ve kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Teknik bilirkişi eliyle dayanak tapu kaydının varsa krokisi/haritası zemine uygulanarak kayıtların kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli; tapu kayıtların krokisinin/haritasının bulunamaması veya uygulanamaması durumunda, tapu kayıtları tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli; bilirkişilerin gösteremediği sınırlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından kroki üzerinde işaretlenmeli, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız şekilde saptanılmalı; tapu kaydının uymadığının ya da miktarı ile taşınmazın tamamını kapsamadığının, kadastro sırasında başka parsellere revizyon gördüğünün anlaşılması halinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı denetlenmeli; keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.04.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.