12. Hukuk Dairesi 2017/7110 E. , 2018/12260 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
26.9.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu"nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu"na eklenen geçici 7.maddeye göre 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır.
Alacaklı vekilinin şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda; müvekkili banka tarafından takip dosyası ile kredi borçlusu şirket ve müşterek borçlu müteselsil kefil aleyhine başlatılan takip safahatında 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Dava ve Takip Usulü başlıklı 16. maddesinin 2. fıkrası ile Bakanlar Kurulu kararı gereği kapatılan kurum, kuruluş, bunların sahibi tüzel ve gerçek kişiler aleyhine 17/08/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ve Vakıflar Genel Müdürlüğün husumet yöneltilen takipler hakkında kesin olarak düşürülmesine karar verilmesi gerekeceği hükmüne uyularak takip borçlusu ... Özel Eğitim Öğretim Danış. Ltd. Şti. ve kefili hakkında başlatılan takibin düşürülmesine karar verildiğini, ancak müşterek borçlu ve müteselsil kefil ... hakkında Bakanlar Kurulu kararı ile ülke genelinde ilan edilen ... kapsamında yürürlüğe konulan kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyon, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları kapsamında olmadığından tüm takibi kapsar şekilde düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile 24.11.2016 ve 28.11.2016 tarihli müdürlük kararlarının iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesince şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, alacaklı tarafından yapılan istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
678 sayılı KHK"nun ..."nin kayyum olarak atandığı, şirketlerin kefaleti başlıklı 37. maddesinin 1. fıkrasında ...nin kayyum olarak atandığı şirketlerde şirketin doğrudan veya dolaylı borçlarının ödenmesi için öncelikle şirket lehine kefil olan ortak, yönetici veya bunlarla bağlantılı 3. gerçek yada tüzel kişilerin mal varlığına müracaat edilir hükmü gereğince icra müdürlüğünce konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesinde herhangi
bir hukuka aykırılık bulunmadığı, zira ... döneminde yapılan düzenlemeler ile bu şirketlerin ülke ekonomisine yeniden kazandırılmaya çalışıldığı, şirketlerin iktisadi faaliyetlerini sürdürmesi, üretim ve istihdama katkı sağlamasının hedeflendiği, terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu şirkete kayyım olarak atanmış ... temsilcilerinin içi boşaltılmış ve ağır borç yükü altında olan şirketleri idare etmesi ve ekonomiye yeniden kazandırılmasının önem arz ettiği görülmüş, yapılan KHK"larda takibin kesinleşmiş olup olmadığına dair bir ayrım bulunmadığı, zira 678 Sayılı KHK"nın 37. Maddesi" (1) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerde, şirketin doğrudan veya dolaylı borçlarının ödenmesi için öncelikle şirket lehine kefil olan ortak, yönetici veya bunlarla bağlantılı üçüncü gerçek veya tüzel kişilerin malvarlığına müracaat edilir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, bu kapsamda şirket borçlarının ödenmesi ya da şirket sermaye ihtiyacının karşılanmasının teminen, kefillerin varlıklarının doğrudan veya ticari ve iktisadi bütünlük yoluyla satılması konusunda yetkilidir.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyum olarak atandığı şirketlerin, müşterek müteselsil borçluluğu kapsayan kefaletler dahil, kefil olduğu borçlarda ise kayyumluğun devamı süresince borcun öncelikle asıl alacaklıdan ya da diğer kefillerden tahsili yoluna gidilir. " hükümlerini getirmiştir.678 sayılı KHK"nın 37. maddesi açıkça ..."nin kayyum olarak atandığı şirketler aleyhine takip yasağı düzenlemesi getirmemiş, borçların tahsilinde izlenecek yolu belirlemiştir.
Somut olayda kredi sözleşmesi ve ihtarnameye dayalı genel haciz yoluyla başlatılan takip söz konusudur. Kredi sözleşmesinin tarafı asıl kredi borçlusu ... Özel Eğitim Öğretim Danış. Ltd. Şti. ve müşterek ve müteselsil kefili..."a yönelik olarak iş bu takibin başlatıldığı görülmüştür. Kaldı ki 678 sayılı KHK"nın 37. maddesi uyarınca şirket ortakları, yöneticiler ya da bunlarla bağlantılı üçüncü gerçek veya tüzel kişilerin şirket borçlarından sorumlu tutulmaları için bu sıfatlar tek başına yeterli olmayıp, şirket lehine kefil olmaları şarttır ve dosya kapsamına göre de TTK. Hükümleri uyarınca kefalet şartı gerçekleşmiştir. Dolayısıyla 678 sayılı KHK"nın 37.maddesi kapsamında ilk derece mahkemesince şikayetin kabulü gerekir.
O halde, alacaklının şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, ilk derece mahkemesince verilen şikayetin reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK"nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nin 06.07.2017 tarih ve 2017/789 E.- 1046 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve Bursa İcra Hukuk Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarih ve 2016/1162 E.- 1101 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, 27/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.