5. Ceza Dairesi 2017/2599 E. , 2021/4686 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanık ..."un temyizlerinin haklarında suç duyurusunda bulunulmasına, sanık ... (...) ... müdafin temyiz isteminin ise sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasına yönelik karara ve vekalet ücretine ilişkin olduğu, sanıklar hakkında karar kesinleştiğinde resmi belgede sahtecilik ve zimmet suçlarından ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması yönündeki kararın temyizi kabil olmadığı gözetilerek, incelemenin sanık ... (...) ... müdafin vekalet ücretine hasren ve katılan vekilinin sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/02/2014 tarihli ve 2013/13-274 Esas, 2014/78 sayılı Kararında da belirtildiği üzere CMK’nin 225. maddesi uyarınca “Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” Bu düzenlemeye göre hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. CMK"nin 226. maddesinde ise “Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkum edilemez. Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek haller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafi sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır” hükmü getirilmiştir.
İddianameyle kovuşturma aşamasının sınırları belirlenmektedir. Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. CMK"nin 226. maddesindeki düzenlemeyle iddianamede anlatılan eylem değişmemiş olduğunda, kanun koyucu o eylemin hukuki niteliğinde değişiklik olmasını "yargılamanın sınırlılığı" ilkesine aykırı görmemiş, bu gibi hallerde sanığa ek savunma hakkı verilerek değişen suç niteliğine göre bir hüküm kurulmasına imkan sağlamıştır. Bu düzenlemenin bir sonucu olarak mahkeme, eylemin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı değildir. İddianamede anlatılan ve kapsamı belirlenen olayın dışında bir fail ve fiilin yargılanması söz konusu olduğunda ise suç duyurusunda bulunulması ve iddianame ile dava açılması halinde gerekli görülürse her iki iddianame ile açılan davaların birleştirilmesi yoluna gidilebilecektir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; iddianamede tarif edilen eylemler içerisinde sanıkların gerçekte yapılmayan veya başka bir yükleniciye yaptırılan ihale ve alımlara yönelik olarak sonraki tarihte ihale ve alım evrakı düzenlediği hususlarının açıkça anlatıldığı nazara alınarak, sanıkların CMK"nin 226. maddesi gereğince zimmet suçu yönünden doğrudan, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan ise soruşturma izni alındıktan sonra ek savunma haklarını kullanmalarına imkan verilip, yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararları verilmesi,
Sanık ..."in hükümden sonra 03/10/2018 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK"nin 64 ve 5271 sayılı CMK"nin 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanıklar lehine vekalet ücreti takdir edilirken vekalet ücretinin katılan kurumdan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... (...) ... müdafin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gözetilerek CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 19/10/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.