11. Hukuk Dairesi 2019/1837 E. , 2020/742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 31/01/2019 tarih ve 2018/458-2019/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davalı şirketle 02.10.2002 tarihinde düzenlenen acentelik sözleşmesini diğer davalıların müteselsil borçlu ve kefil sıfatıyla imzaladığını, primlerin sözleşme şartlarına uygun olarak ödenmemesi nedeniyle 22.04.2010 tarihinde feshedildiğini, 30.11.2010 tarihi itibariyle 356.768,24 TL alacakları olduğunu, ipotekle temin edilen 200.000 TL"nin bu alacak miktarından mahsup edilerek bakiye 156.768,24 TL yönünden ilamsız icra takibi yapıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada, davalı şirketle 02.10.2002 tarihli acentelik sözleşmesi imzaladıklarını, diğer davalının taşınmazın sözleşme gereği ipotek edildiğini, davalı şirketin tahsil ettiği primleri sözleşme şartlarına göre ödemediğini, 22.04.2010 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, 30.11.2010 tarihi itibariyle davalının 356.768,24 TL borcu bulunduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve Tuğsan Ltd. vekili, davacı şirkete borçları olmadığını, haklarında emniyeti suistimal suçundan ceza davası açıldığını, davacı şirket çalışanının ödenen primleri zimmetine geçirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Özer, davacı şirkete borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Toprakçı mirasçıları Nilay Toprakçı ve ..., muristen kendilerine borç kaldığını, mirası yasal yollarla reddetmediklerini, gerekirse mirası reddedeceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... Toprakçı mirasçıları olan dahili davalılar ... ve Nilay Toprakçı’nın davalının mirasını terekenin borca batık olması sebebiyle hükmen reddetmiş olmaları karşısında sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın reddine ve lehlerine vekalet ücreti verilmesine, diğer davalılar hakkında daha önce kurulan hükmün bozma ilamına göre kesinleştiği gerekçesiyle de diğer davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Her ne kadar mahkemece 4721 sayılı Kanun"un 612. maddesi çerçevesinde taraf teşkili cihetine gidilmeksizin hüküm kurulmuş olup bu husus kanuna aykırı nitelikte görülebilir ise de temyiz edenin sıfatına ve ileri sürdüğü temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemede; davacının, dava tarihi itibariyle kefil olan muris ... aleyhinde dava açmakta haklı olduğu, murisin yargılama sırasında vefat etmesi üzerine mirasçılarına yapılan tebligat üzerine mirasçılar tarafından açılan terekenin borca batık olduğunun hükmen tespiti davası sonucunda davanın kabul edilmiş olmasının davacının dava tarihindeki haklılığını etkilemeyeceği gözönüne alındığında ... mirasçıları lehine, davadan sonra gelişen durum nedeniyle vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektiriyor ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi gereğince delaletiyle 1086 sayılı HUMK 438/7 maddeleri gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının 5 ve 6 nolu hüküm fıkrasının karardan çıkarılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.