Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/2958
Karar No: 2020/5691
Karar Tarihi: 04.11.2020

Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal - sistemi engelleme - bozma - verileri yok etme veya değiştirme - şantaj - tehdit - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/2958 Esas 2020/5691 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2019/2958 E.  ,  2020/5691 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suçlar: Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, şantaj, tehdit
    Hükümler : 1-Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan TCK’nın 134/1, 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet
    2-Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan TCK’nın 244/2, 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet
    3-Şantaj suçundan TCK’nın 107/1, 43/1-2, 52/2-4, 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet
    4-Tehdit suçundan TCK’nın 106/1-1, 53/1-a-b-c-d-e maddeleri gereğince mahkumiyet

    Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, şantaj ve tehdit suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    A) Görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
    Sanık ...’ın, mağdur ... tarafından aralarındaki arkadaşlık ilişkisinin sona erdirilmesine tepki olarak, mağdurla beraber oldukları dönemde onun bilgisi dahilinde çekilmiş birlikteliklerini gösteren özel fotoğrafları, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde, mağdurun rızası dışında yayımlaması nedeniyle üzerine atılı TCK"nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun sübut bulduğuna ve eylemin hukuki nitelendirmesine yönelik mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiş; sanık hakkında TCK"nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, T.C. Anayasa Mahkemesinin TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında dikkate alınabileceği değerlendirilmiştir.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına, hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Gerek gerekçeli karar başlığı ile hükmün gerekçesine gerek hüküm fıkrasındaki nitelendirmeye göre, sanığın eyleminin TCK"nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen sanık hakkında temel ceza tayin edilirken uygulanan kanun maddesinin TCK’nın 134/1. madde ve fıkrası olarak yazılması suretiyle CMK"nın 232/6. madde ve fıkrasına uyulmaması,
    Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 19 numaralı paragrafındaki “134/1” ibaresinin “134/2” ibaresi ile değiştirilmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    B) Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, şantaj ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesine gelince;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1-Sanığın, mağdur ... adına facebook hesabı açıp, bu hesaba, adı geçen mağdurla ilgili yazılar ve veriler yerleştirmesi biçiminde iddianamede tarif edilen ve TCK’nın 244/2. madde ve fıkrasındaki sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu olarak nitelendirilen eylemin, aynı Kanunun 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu kapsamında değerlendirilebileceği; ancak, dosyada mevcut 17.12.2012 tarihli tutanak ve tutanakta tespiti yapılan iki ayrı facebook hesabı incelendiğinde, mağdurun özel fotoğraflarının yayımlandığı facebook hesabı ile ilgili olarak görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dava açıldığı da dikkate alındığında, mağdurun adını çağrıştıran diğer facebook hesabında, mağdurun herhangi bir resmi yayımlanmadığı gibi, mağdura ait herhangi bir kişisel verinin de yer almadığı anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerine yasal ve yeterli olmayan yazılı gerekçelerle sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
    2-Sanığın, mağdur ...’dan ayrıldıktan sonra, telefonla aradığı ve mesajlar gönderdiği mağdur ...’nın babası olan diğer mağdur ... ile annesi olan mağdur ...’ye, kızlarının resimlerini çoğaltıp, çeşitli yerlerde dağıtacağını söylemesi biçiminde iddianamede tarif edilen ve mağdurlar ... ile ...’ye yönelik zincirleme şekilde işlendiği iddia olunan eyleminde, kendisine veya başkasına yarar sağlamaya yönelik hareket ettiğine dair bir ibare ve dosyada bu yönde bir delil bulunmaması karşısında, iddianamede TCK"nın 107. maddesindeki şantaj suçu olarak nitelendirilen eylemin, genel kast ile işlenebilen ve TCK"nın 106/1-2. madde, fıkra ve cümlesinde düzenlenen tehdit suçu kapsamında tartışılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
    3-Sanığın telefonla aradığı mağdur ...’yı ölümle tehdit ettiğinin iddia ve kabul edildiği olayda;
    Karar tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK"nın 106/1-1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; TCK"nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK"nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre tehdit suçu açısından sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    4- Kabul ve uygulamaya göre de:
    Sanık hakkında TCK"nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve T.C. Anayasa Mahkemesinin TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, 04.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi