12. Ceza Dairesi 2019/3021 E. , 2020/5690 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK"nın 134/1, 62, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İddianamede sanık ..."in şikayetçi ..."ye yönelik özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği ve adı geçen şikayetçi ile aynı iş yerinde çalışan Birsel’in tanık sıfatını taşıdığı vurgulanmasına rağmen CMK’nın 237/1. madde ve fıkrasına aykırı olarak duruşmanın 26.02.2015 tarihli 1. oturumunda tanık olarak dinlenen ...’in duruşmanın 12.05.2015 tarihli 2. oturumunda talebi doğrultusunda davaya katılmasına karar verilip, gerekçeli karar başlığına katılan olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.
Sanık ..."in iş yerine kurdurduğu ve iş yeri tuvaletinin tamamını da gösteren gizli kamera düzeneği ile olay günü iş yerinde çalışmaya başlayan ve düzenekten haberi olmayan mağdur ...’yi, sürekli denetimi altına alıp, şahsi bilgisayarından gözetlemesi biçiminde sübut bulan eyleminde, TCK’nın 134/1-1. madde, fıkra ve cümlesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluştuğuna dair yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.
Prefabrik ev yapımı işini yaptığını ifade eden sanığın, bu işle ilgili iş yerine kurdurduğu gizli kamera düzeneği ile mağdurun özel yaşam alanına ağır ve haksız müdahalede bulunması karşısında, mesleğinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak atılı suçu işlediği anlaşılan sanığa hükmolunan temel cezada, TCK"nın 137/1-b madde, fıkra ve bendi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK"nın 53/1. madde ve fıkrasında öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, güvenlik tedbiri niteliğindeki bu hususun kazanılmış hakka konu olmaması nedeniyle T.C. Anayasa Mahkemesinin TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan ve 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ceza miktarına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Bursa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliğinin 28.05.2014 tarihli inceleme raporuna ve dosya kapsamına göre; suçun icra hareketlerinde doğrudan kullanıldığına ya da suçun işlenmesine tahsis edildiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmayan, bizatihi üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması ya da alım ve satımı suç teşkil etmeyen adli emanetin 2014/1059 ve 2014/340 sırasında kayıtlı emanet eşyalarının sahibi sanığa iadesi yerine yasal, yeterli ve geçerli herhangi bir gerekçeye dayanılmaksızın, yazılı şekilde TCK’nın 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının emanet eşyalarına ilişkin bölümündeki “Adli Emanetin 2014/1059 ve 2014/340 sırasında kayıtlı emanet eşyalarının TCK"nın 54. maddesi gereğince MÜSADERESİNE,” ibarelerinin, “Bursa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliğinin 28.05.2014 tarihli inceleme raporuna ve dosya kapsamına göre; suçun icra hareketlerinde doğrudan kullanıldığına ya da suçun işlenmesine tahsis edildiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmayan, bizatihi üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması ya da alım ve satımı suç teşkil etmeyen adli emanetin 2014/1059 ve 2014/340 sırasında kayıtlı emanet eşyalarının sahibi olan sanık ...’ye iadesine,” ibareleri ile değiştirilmesi ve hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.