20. Ceza Dairesi 2017/78 E. , 2017/4184 K.
"İçtihat Metni"Mahkeme : İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi-Numarası : 17.03.2016 - 2016/84 esas ve 2016/174 karar
Suç : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
Sanığın, Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesi’nin 22/01/2014 tarihli 2010/1126 esas ve 2011/786 sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/06/2016 tarihli 2015/5956 esas ve 2016/3623 sayılı kararı ile bozulduğu, mahkemenin bozma kararına karşı yeni ve değişik gerekçe ile direnme kararı verdiği, bu kararın yeni bir hüküm olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde ;
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi; bozma kararı doğrultusunda uygulama yapmak, bozmadan sonra yapılan inceleme, araştırma ve yeni kanıtlara dayanarak hüküm kurmak, bozma nedeni veya nedenlerini tartışmak, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak, hükümde değişiklik yapmak suretiyle verilen direnme kararı özde direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir karar olduğu ve Mahkemece, Yargıtay 20. Ceza Dairesi"nin 07/12/2015 tarih ve 2015/4431 esas, 2015/5032 karar sayılı bozma kararına karşı direnildiği belirtilmiş ise de; direnme kararında bozma nedenlerinin tartışılmış olması, ilk kararda yer almayan daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulması, suç tarihinden önceki ve sonraki yasaların karşılaştırılmasının yapılarak lehe yasanın belirlenmesi karşısında, karar, şeklen direnme gibi görünse de özde yeni karar niteliğinde olduğundan, direnme kararının bozmaya eylemli uyma olarak kabulü ile temyizen inceleme görevinin Dairemize ait olduğu kabul edilerek sanık hakkındaki hükmün yapılan incelenmesinde:
Dairemizin 08/12/2015 tarih 2015/4431 esas 2015/5032 karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda,
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;
a)Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesi ve aynı Kanun"un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına",
b)Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun"un 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK"nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine”
Karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 04/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.