Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/17088
Karar No: 2017/12946
Karar Tarihi: 20.12.2017

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/17088 Esas 2017/12946 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/17088 E.  ,  2017/12946 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ..."nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    K A R A R

    Davacı, 1997 tarihinde noter huzurunda yapılan satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan bir taşınmaz satın aldığını, taşınmazı teslim alıp kullanmaya başladığını, ancak yıllar sonra davalıya ait binanın bulunduğu arsa ve üstünde inşa edilenler için izaleyi şüyu davası açıldığını ve taşınmazın satışına karar verildiğini öğrendiğini ileri sürerek; taşınmazın tapusunun iptali ile adına tesciline, mümkün olmaması halinde ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin şimdilik 50.000,00 TL olarak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 3.12.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 200.000,00 TL"ye yükseltmiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 187.300,00 TL"nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dava, satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın ifasının imkansız hale gelmesi nedeniyle rayiç değerinin tahsili talebine ilişkin olup, davacı, satışa konu taşınmazın kendisi tarafından kullanıldığını, davalının taşınmazın tapusunu vermediğini, taşınmazın bulunduğu arsa ve bina için izaleyi şüyu davası açıldığını ve satışa karar verildiğini, bu nedenle taşınmazın tapusunun iptaline ve adına tesciline, aksi halde taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tahsilini istemiş, davalı ise davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının toplam hissesinin satış sonucu 1.873.766,68 TL olduğu, taşınmaz üzerinde 10 adet daire bulunduğu, satış vaadine konu dairenin sadece bir daire olduğu, hak ve nesafet gereği davalının hissesine düşen ihale bedelinin 1/10 unun talep edilmesi gerektiği kabul edilerek 187.300,00 TL"ye hükmedilmiştir. Noter huzurunda düzenlenen satış vaadi sözleşmesi, “borç doğuran” bir sözleşme olarak geçerlidir ve davacı sübjektif imkânsızlık nedeniyle tasarrufi işlemin, yani ifanın yerine getirilememesi sonunda meydana gelen zararın tazminini, 818 sayılı BK.’nun 96. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu" nun 112.maddesi) gereğince satıcıdan isteyebilir. Yani burada ifa imkansızlığı nedeniyle taşınmazı devir ve temlik yükümünü yerine getiremeyen vaad borçlusu olan tarafın, ifa edemediği bu edim yerine karşı tarafa yani vaat alacaklısına tazminat ödeme yükümlülüğü söz konusu olacaktır. Davacı, bu durumda şahsi hakkının ifasının kusurlu olarak imkansız hale getirildiği tarihteki taşınmazın rayiç değerini davalıdan isteyebilir. Nitekim konuya ilişkin sapma göstermeyen yargısal uygulamalar da bu doğrultudadır. Somut olayda bu hükümler gözetilmeksizin davalının hissesine düşen ihale bedelinin 1/10"u üzerinden hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece, taşınmazın ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle değeri tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde yanlış değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi