Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/9548
Karar No: 2016/3058
Karar Tarihi: 24.02.2016

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/9548 Esas 2016/3058 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 30.10.2007 tarihinde ana dağıtım sözleşmesi imzalandı. Sözleşmenin bitiş tarihi olarak 31.12.2010 kararlaştırılmış olsa da davalı tarafından sözleşme ilişkisinin devam edeceği belirtilerek alışverişler yapıldı. Ancak 14.01.2011 tarihinde davalı tarafından ihtarnameyle sözleşmenin sona erdiği belirtilerek yeni şartlar ileri sürüldü. Davacı tarafından haksız fesih nedeniyle 1.000.000,00 TL talep edildi. Mahkeme, ana dağıtım sözleşmesinin 8.1. maddesi uyarınca sözleşmenin 31.12.2010 tarihinde kendiliğinden sona erdiği saptandı. Davacı-karşı davalının iddiaları kanıtlanamadı ve davalı-karşı davacının alacaklı olduğu anlaşıldı. Asıl davanın reddine karar verildi. Kanun maddeleri: Türk Borçlar Kanunu’nun 138. ve 148. maddeleri.
19. Hukuk Dairesi         2015/9548 E.  ,  2016/3058 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek. Av. ... ile davalı-karşı davacı vek. Av. ..."in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    -KARAR-
    Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında en son 30.10.2007 tarihinde 31.12.2010 bitiş tarihli ana dağıtım sözleşmesi akdolunduğunu, her ne kadar sözleşmenin 31.12.2010 tarihinde sona ereceği kararlaştırılmış ise de 2010 yılı son ayında davalı yanca aynı şartlarda çalışmaya devam edileceği belirtilerek sözleşme ilişkisinin devamına yönelik alışverişler yapıldığını, iki tarafında edimlerini ifaya devam ettiğini, müvekkilinin tüm çalışma ve yatırımlarını ilişkinin süreceği esasına göre yaptığını, ancak 14.01.2011 tarihinde davalı yanca keşide olunan ihtarnameyle akdi ilişkinin sözleşmede kararlaştırılan sürenin dolmasıyla sona erdiğinin belirtilerek yeni şartlar ileri sürüldüğünü, müvekkilince cevabi ihtar çekilerek davalının ihtarındaki hususların haksız fesih niteliğinde olduğu bildirilmiş ise de, davalının alışverişleri keserek müvekkilince mal satışı yapılan firmalara kendisinin satış yapmaya başladığını, davalının bu eylemleri sonucu müvekkilinin kar kaybı, fortföy zararı, prestij kaybı gibi zararlara uğradığını ayrıca 172.744,00 TL davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu, mevcut zararlarının 10.000.000,00 TL"ye ulaştığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00 TL"nin haksız fesih tarihi olan 14.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan 30.10.2007 tarihli sözleşmenin 8. 1. maddesindeki hüküm uyarınca, sözleşmenin 31.12.2010 tarihinde sona erdiğini, müvekkilince sözleşmenin yenileyeceğine dair bir taahhüt de bulunulmadığını, sözleşmenin kendiliğinden sona erdiğinin gerek olmadığı halde müvekkilince davacıya ihtarla bildirildiğini, sözleşmenin sona ermesine müteakip yeni bir sözleşme ilişkisi de kurulmaması nedeniyle davacının zarara uğradığına yönelik iddialarının yerinde olmadığını, sözleşmenin 5.9. maddesi uyarınca, davacının zarar talep etme hakkı bulunmadığı gibi sona eren sözleşmenin de tek satıcılık niteliğinde bir sözleşme olmadığından davacının portföy tazminatı talebinin de yasal bulunmadığını, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca müvekkilinin ayrıca mal satış hakkını elinde tuttuğunu, müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığı gibi cari hesap alacağı 165.373,00 TL"nin tahsili için ihtar keşide olunduğu halde davacının ödemede bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
    Yargılama sürerken davalı yanca 165.373,00 TL cari hesap alacağının 39.417,00 TL işlemiş faiziyle tahsili için davacı aleyhine girişilen icra takibi sonrasında davacının takibe itirazı üzerine ... Asliye Ticaret Mahkemesi"nde itirazın iptali davası açılmıştır. Davacı-karşı davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Yerel mahkemece 2011/386 E. - 2011/77 K. sayılı karar ile 12.12.2011"de birleştirme kararı verilmiştir.
    Mahkemece, taraflar arasında akdolunan ana dağıtım sözleşmesinin 8.1. maddesi uyarınca 31.12.2010 tarihinde akdi ilişkinin kendiliğinden sonlandığı saptanmış olup, davalı-karşı davacı tarafından sözleşme ilişkisinin aynı şartlarla devam ettirilmek istendiğine yönelik iddianın davacı-karşı davalı tarafından kanıtlanamadığı gibi aynı sözleşmenin 3. maddesi uyarınca davacıya münferit satış yetkisi verilmediğinin de belirlendiği, öte yandan benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacıdan alacaklı olmadığı, aksine birleşen davaya konu takip tutarı kadar davalının davacı-karşı davalıdan alacaklı olduğunun da anlaşıldığı böylece asıl alacak davasına konu iddiaların davacı-karşı davalı tarafından kanıtlanamadığı, birleşen davaya konu alacak iddiasının davalı-karşı davacı tarafından ispatlandığı gerekçesiyle yerinde görülmeyen asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı-karşı davalının takibe itirazının iptaliyle takibin devamına, hükmolunan 204.790,67 TL"nin %40"ı oranındaki 81.916,26 TL icra inkar tazminatının davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı-karşı davacı yararına takdir edilen 1.350,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi