14. Ceza Dairesi 2017/1950 E. , 2017/3037 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı (sanık ...); kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama (sanık ...); kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama (sanık ...); kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar İsa,...
HÜKÜM : Sanık ..."in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatine, sanıklar ....n ile .... haklarında kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, tüm sanıkların diğer atılı suçlardan mahkumiyetlerine
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Hükmedilen ceza miktarları nazara alındığında sanık ..."in duruşmalı inceleme talebinin reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına, sanıklar ... ile ... haklarında kasten yaralama suçundan verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı CMK"nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tâbi olup temyizi mümkün bulunmadığından, sanık ... müdafii, sanık ... ve katılanlar vekilinin bu karara yönelik temyiz istemi itiraz kabul edilerek mahallinde merciince değerlendirilmesine ve incelemenin diğer hükümlere yönelik temyizlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdure ... suç tarihinde onsekiz yaşını tamamlamış olması nedeniyle müşteki ... atılı suçlardan doğrudan zarar gören sıfatının bulunmadığı ve müşteki hakkında verilen katılma kararının hükümsüz hale gelmesi nedeniyle vekilin müşteki yönünden hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdure ... vekili ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ......haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kendilerini vekille temsil ettiren katılan mağdure ... ile katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan mağdure ... vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca son hüküm fıkrasının devamına “Katılan mağdure ... ile katılan ... kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ayrı ayrı belirlenen 3000 TL maktu ücreti vekâletin sanıklardan eşit miktarda alınarak kendilerini vekille temsil ettiren katılanlar ... ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre eylemin organ sokmak suretiyle gerçekleştirildiği hususunda mağdurenin çelişkili beyanları dışında, bu suçtan mahkumiyete yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve mevcut haliyle eylemin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması,
Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre, ruh sağlığındaki bozulmanın cezada arttırım nedeni olabilmesi için eylem sonucunda reşit mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 1 yıl geçtikten sonra Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınarak yapılması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden 1 ay sonra yapılan muayeneye dayanılarak Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince düzenlenen 20.11.2012 günlü rapora dayanılarak sanık hakkında TCK"nın 102/5. maddesinin uygulanması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK"nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmî Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan hususlar nazara alınmak suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanıklar ..., ... ile ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya kapsamına göre sanık ..."in atılı suçu işlediğine, sanık ..."nin ise yaşam koşulları gereği aile içerisindeki sosyal ve kültürel konumu, eğitim düzeyi, kişisel özellikleri ve olayın gerçekleşme biçimi nazara alındığında, diğer sanıkların eylemlerine iştirak kastı ile hareket ettiğine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Sanık ..."in olay günü İstanbul"da olduğu yönündeki savunması ve savunma doğrultusunda dosyaya ibraz edilip ... Nakliyat isimli firma tarafından tanzim edilen 03.10.2012 tarihli belge içeriğinde teslimatı yapan kişinin sanık ... olarak göründüğünün anlaşılması karşısında, adı geçen firma yetkilisi ... ... ... ile irsaliyede ismi yazılı ... isimli kişinin beyanlarının tanık sıfatıyla alınması, ayrıca bu sevkiyatın adı geçen firmanın kanuni defter ve kayıtlarından araştırılarak teyit edilmesi, yine sanığın fotoğraflarının teslimatı alan kişi olan ..."e gösterilerek teslimatı yapan kişinin sanık olup olmadığının sorulması, savunma ve temyiz dilekçesi içeriği doğrultusunda sanık adına kayıtlı telefon numaraları tespit edilip HTS kayıtları temin edilerek numaraların sanık ya da başkaları tarafından kullanılıp kullanılmadığı araştırılıp, baz istasyonu bilgilerinin karşılaştırılması neticesinde dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, katılan mağdure .... vekili, katılan Bakanlık vekili, sanıklar ..., .... ile sanıklar .... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.