3. Hukuk Dairesi 2017/6689 E. , 2018/3274 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl dava ve birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde asıl ve birleşen dosya davalısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Asıl davada davacı ...: davalı ile aralarında 29.10.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, 12.11.2008 günü bina bacasındaki imara aykırılık nedeni ile çıkan yangın sonucu tüm eşyalarının yandığını, yangın nedeni ile maddi ve manevi yönden çöküntüye uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 57.000.-TL maddi ve 50.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kirayaverenden tahsilini; birleşen dosyada davacılar ... ve ... yangın sonucu tamamen zarar gören eşyalarına karşılık 38.767.-TL maddi tazminat, ayrı ayrı olmak üzere 25.000.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.11.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 28.981.20.-TL maddi tazminatın ve 3.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen davada davacılar ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 19.928.-TL maddi tazminatın ve davacılar yönünden ayrı ayrı olmak üzere 3.000.-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.11.2008 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline dair verilen hükmün davacı ... ve davalı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi"nin 02.12.2014 tarih 2014/9292 Esas ve 2014/13338 Karar sayılı ilamı ile, ".... asıl ve birleşen davalarda, davacıların ziynet eşyalarına yönelik istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ziynet eşyaları bedellerinin tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı " gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya temyiz aşamasında iken asıl davada davacı ... tarafından sunulan 29.03.2017 tarihli dilekçe ile "....davadan feragat ettiğini" bildirmiştir.
Feragat, HMK "nun 307. maddesinde; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır.
Aynı yasanın 311.maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Ancak, hükümden sonra ortaya çıkan temyiz incelemesine usulen engel oluşturan feragat hakkında bir karar verme yetkisi ise hükmü veren mahkemeye aittir.
Bu itibarla, davadan feragat talebi değerlendirilmek üzere yerel mahkeme ilamının BOZULMASINA,
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Davalının birleşen davada lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince;
21 Aralık 2015 gün ve 29569 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin 13. maddesinde maddi tazminat yönünden tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise Avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir, şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bu durumda, açılan maddi tazminat davası kısmen kabul kısmen reddedildiğine göre, reddedilen kısım üzerinden davalı yararına nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmektedir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK"nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davadan feragat talebi değerlendirilmek üzere yerel mahkeme ilamının BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenle birleşen davada hükmün yedinci bendinde belirtilen " red olunan kısım açısından davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereği hesaplanan 1.800.-TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya iadesine" söz ve rakamlarının çıkartılarak yerine, " red olunan kısım açısından davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereği hesaplanan 2.722.68.-TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya iadesine" ifadesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440.maddesi uyarınca karar tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.