Abaküs Yazılım
8. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/14485
Karar No: 2020/4436
Karar Tarihi: 03.02.2020

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/14485 Esas 2020/4436 Karar Sayılı İlamı

8. Ceza Dairesi         2019/14485 E.  ,  2020/4436 K.

    "İçtihat Metni"



    İhbarname No: KYB - 2019/31273

    Hakaret ve iftira suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/10/2018 tarihli ve 2018/49288 soruşturma, 2018/27148 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 20/12/2018 tarihli ve 2018/5970 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
    5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
    Somut olayda, müştekinin, şüphelinin çocuğunun sınıf öğretmeni olduğu, şüphelinin eşinin de bankada çalıştığı ve müştekinin banka ile ilgili bir iş için şüpheliden eşinin telefon numarasını alması üzerine taraflar arasında gerçekleşen görüşmeden rahatsız olan şüphelinin müştekiye bu rahatsızlığını ilk telefon görüşmesinde dile getirdiği, sonraki görüşmede ise müştekinin beyanına göre şüphelinin müştekiye hakarette bulunduğu ve müştekiyi aşağıladığı, müşteki vekili tarafından verilen 08/10/2018 tarihli dilekçede ise müştekinin kollukta alınan beyanında kendisini tamamen ifade edemediği, şüphelinin müştekiye hitaben "utanmaz, ahlaksız kadın" şeklinde hakarette bulunduğunu ve bu konuşmaya müştekinin babasının tanık olduğu beyan edildiği; yapılan soruşturma sonucunda HTS kayıtlarının istenilmesinin soruşturmaya bir yenilik katmayacağı, geriye dönük görüşme kayıtlarının da getirilemeyeceği ve müştekinin de yaşanan olaya ilişkin tanık bildirmediği, yeterli delil de elde edilemediği gerekçeleri ile 12/10/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla; dosyanın incelenmesinde, yapılan görüşmelerin taraflarca da inkar edilmeyerek kabul edildiği, gerçekten de HTS kayıtlarının dosyaya ibraz edilmesinin suçun sübutuna ilişkin bir yenilik getirmeyeceği ve esasen de iftira suçunun yasal şartlarının oluşmadığı ancak, hakaret suçu yönünden henüz kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmeden önce müşteki vekili tarafından 08/10/2018 tarihli dilekçe ile bildirilen tanığın usulünce ifadesine başvurulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme yapılarak verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"nün 19.03.2019 gün ve 623 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın 26.03.2019 gün ve KYB/2019-31273 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Hakaret ve iftira suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan şikayet üzerine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.10.2018 tarihli, 2018/49288-27148 soruşturma-karar nolu kararıyla ‘‘soyut iddia dışında şüphelinin cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığından’’ bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Ceza Muhakemeleri Kanununda;
    “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
    (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
    Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
    (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
    Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
    Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısı"nın yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edebilir.
    (2)İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
    (3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığı"ndan talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
    (4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
    Cumhuriyet Savcısı"nın kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
    Soruşturmaya konu olayda; şikayetçi ..."in, şüpheli ..."in çocuğunun sınıf öğretmeni olduğu, şüphelinin eşinin de bankada çalıştığı ve şikayetçinin banka ile ilgili bir iş için şüpheliden eşinin telefon numarasını alması üzerine taraflar arasında gerçekleşen görüşmeden rahatsız olan şüphelinin şikayetçiye bu rahatsızlığını ilk telefon görüşmesinde dile getirdiği, sonraki görüşmede ise şikayetçinin beyanına göre şüphelinin şikayetçiye hakarette bulunduğu ve aşağıladığı, şikayetçi vekili tarafından verilen 08.10.2018 tarihli dilekçede ise şikayetçinin kollukta alınan beyanında kendisini tamamen ifade edemediği, şüphelinin şikayetçiye hitaben "utanmaz, ahlaksız kadın" şeklinde hakarette bulunduğunu ve bu konuşmaya şikayetçinin babasının tanık olduğunun beyan edildiği; yapılan soruşturma sonucunda HTS kayıtlarının istenilmesinin soruşturmaya bir yenilik katmayacağı, geriye dönük görüşme kayıtlarının da getirilemeyeceği ve şikayetçinin de yaşanan olaya ilişkin tanık bildirmediği, yeterli delil de elde edilemediği gerekçeleri ile 12.10.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla; dosyanın incelenmesinde, yapılan görüşmelerin taraflarca da inkar edilmeyerek kabul edildiği, gerçekten de HTS kayıtlarının dosyaya ibraz edilmesinin suçun sübutuna ilişkin bir yenilik getirmeyeceği ve iftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği bu nedenle iftira suçunun yasal şartlarının oluşmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının iftira suçu açısından yerinde olduğu ancak, hakaret suçu yönünden henüz kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmeden önce şikayetçi vekili tarafından 08/10/2018 tarihli dilekçe ile bildirilen tanığın usulünce ifadesine başvurulmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşıldığından kovuşturmaya yer olmadığı kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiş ve anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
    Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı"nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, Kayseri 3. Sulh Ceza Hakimliği"nin 20.12.2018 tarih, 2018/5970 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 03.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi