12. Ceza Dairesi 2017/6750 E. , 2020/5491 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Yasaya Muhalefet
Hüküm : CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanunun 68. maddesinde “yurt dışına çıkarma yasağına aykırı hareket etme” suçu yaptırıma bağlanmıştır. “Yurt dışına çıkarma” hareketinden anlaşılması gereken, failin, kültür ve tabiat varlıklarını, gümrük kapılarından yahut gümrük kapıları dışında kalan mahallerden geçirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik yetkilerine sahip olduğu yeryüzü parçasının dışına sevk etmesidir. Gümrük kapılarından yurt dışına çıkılması halinde, gümrük hattının geçilmesi ile suç tamamlanır. Kişinin yurt dışına gitmek üzere check-in işlemlerini yaptırıp (uçuş kartını alıp), kültür ve tabiat varlıklarının içinde bulunduğu bagajı buraya teslim etmesi ile başlayarak devam eden icra hareketleri, bagajın güvenlik açısından yapılan toplu denetleme sonrası uçağa yüklenmesi ile tamamlanır. Şayet check-in işlemlerini yaptıran fail, kültür ve tabiat varlıklarının içinde bulunduğu bagajı yanına almışsa, pasaport kontrolünden geçip “çıkış” kaydının düşülmesinin ardından son x-ray kontrolünün tamamlanması ve “arındırılmış transit alana” girmesiyle birlikte suç tamamlanır. Failin uçağa biniş sırasında yakalanması halinde, tamamlanmış suçtan söz edilir. Arındırılmış alana girene kadar geçen aşamada failin yakalanması halinde, eylem teşebbüs aşamasında kalmış olur. Bunun yanında özellikle hava limanlarında, herkesin girip çıkabildiği yolcu bekleme salonlarına x-ray cihazından geçilerek girilmesi, suçun tamamlanması için yeterli değildir. Hava limanı dış hatlar binasının, herkesin girip çıkabileceği giriş kapısındaki x-ray cihazında veya binanın bu kısmı içerisinde, ancak gümrük hattı dışında yapılan aramada kültür ve tabiat varlıklarının ele geçirilmesi halinde, icra hareketleri henüz başlamamıştır. Zira, failin yakalandığı yer ile gümrük sahası veya hattı arasında yurt dışına çıkarma eyleminden vazgeçmesi her zaman mümkün olup, bu sebeple kaçakçılığa teşebbüs suçu değil, dosya kapsamına göre 2863 sayılı Kanunun 67 veya 70. maddesinde düzenlenen suçlar oluşur.
Bu bilgiler ışığında dosyaya konu olayın değerlendirilmesinde; Rus uyruklu olan sanığa ait valizde, Antalya Havalimanı 2. dış hatlar terminali giden yolcu bölümünde x-ray cihazı ile yapılan kontrol sırasında, yoğun metal görüntü alınması üzerine valizinde yapılan aramada metal ve ahşap malzemelerden oluşan 16 adet eserin ele geçirildiği, sanığın savunmasında, eserleri seyyar satıcıdan 200 dolar karşılığında satın aldığını, tarihi eser niteliğinde olduğunu bilmediğini beyan ettiği, dosya kapsamında mevcut bağımsız bilirkişi raporu ile eserlerin 2863 sayılı Kanuna göre etnoğrafik eser niteliğinde oldukları, yurt içinde alım satımının serbest, yurt dışına çıkarılmasında kanuni bir engel bulunmamakla birlikte yurtdışına çıkarılmadan önce Bakanlığa bağlı müzelerce kontrollerinin yaptırılması gerektiğinin tespit edildiği,
Her ne kadar bilirkişi raporunda eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında, etnoğrafık eser konumunda olduğundan yurt içinde alım satımının serbest olduğu belirtilmiş ise de; 2863 sayılı Kanunun 23/a maddesinde, korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları arasında sayılan etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarının serbestçe bulundurulamayacağı, aynı Kanun"un 25/1. maddesi uyarınca, tasnif ve tescile tabi tutulan korunması gerekli etnoğrafik nitelikteki kültür varlıklarından müzelere alınması gerekli görülmeyenler ile bu nitelikte olup da sahiplerince müzelere satılmak istenmeyen taşınır kültür varlıklarının “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” düzenlenerek sahiplerine iade edileceği, başka bir deyişle suça konu eserin etnoğrafik nitelikte kültür varlığı olmasının, bu varlığın serbestçe bulundurulabileceği anlamına gelmediği, somut durumda suça konu eserlerin 2863 sayılı Kanunun 23/a maddesi uyarınca tasnif ve tescile tabi, etnografik nitelikte bulunmaları, dosya kapsamı itibariyle sanığın “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” sahibi olduğuna ilişkin herhangi bir tespit bulunmaması ve sanığın ele geçen eserler, seyyar satıcıdan satın aldığına ilişkin beyanı dikkate alındığında,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Dava konusu eserlerin, havalimanında yabancılar için ayrılmış ayrı bir kontrol noktasında yakalanması halinde 2863 sayılı Kanunun 68. maddesinde yer alan kültür varlığını yurtdışına çıkarmaya teşebbüs suçunun, havalimanına ilk giriş sırasında bulunan ve havaalanına gelen tüm yolcular tarafından kullanılan x-ray cihazında yapılan kontrollerde ele geçirildiğinin tespit edilmesi halinde ise, 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde açıklanan “kültür varlığı bulundurma” suçundan mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve hatalı değerlendirme ile beraat kararı verilmesi,
2- Dava konusu eserlerin, 2863 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca müzeye teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 22/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.