20. Hukuk Dairesi 2016/10034 E. , 2018/6821 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 15/02/2007 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Ölüdeniz beldesi Hisarönü mahallesi Dikmen mevkiinde bulunan yaklaşık 13000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın müvekkili adına tescili istemiyle dava açmıştır. Katılan davacı ..., 22/04/2008 tarihli harçlı dilekçesiyle davacı ...’nin dava konusu ettiği taşınmazın yaklaşık olarak 2000,00 m²’lik bölümünü 01/01/2006 tarihli harici satış senediyle davacı ...’den satın aldığı iddiasıyla, dava dilekçesine ekli krokide belirttiği yaklaşık 2000,00 m²’lik bölümün adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Davalılar Hazine ve Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın TMK’nın 713/6 maddesi uyarınca Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, taşınmazın orman sayılan, taşlık, kayalık niteliğinde olduğu ve zilyetlikle kazanım koşulları oluşmadığı gerekçeleriyle davacı ve katılan davacı gerçek kişilerin davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili, katılan davacı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24/09/2012 tarih 2012/1608 E. -2012/10469 K. sayılı kararı “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın yüksek eğimli (% 40-60), üzerinde tarım yapılmayacak yamaç, kayalık ve taşlık niteliğinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu saptandığına göre, Davacı ... vekili ile katılan davacı ...’nün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.” gereğine değinilerek reddedilmiş, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yönünden “Davalı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; davalı Hazine 11.06.2010 havale tarihli dilekçesiyle dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. TMK’nun 713/6. fıkrasında davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tesciline karar verilmesini isteyebilirler denilmiştir. Dava konusu yer hakkındaki davacının tescil davası reddedildiğine göre, davalı Hazine vekilinin talebi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Davacı ... tarafından karar düzeltme istenilmiş, Dairenin 19/03/2013 tarih 2013/361 E. - 2013/3006 K. sayılı kararı ile karar düzeltme isteği reddedilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuş yargılama sonunda davacı ve müdahil davacıların davalarının ayrı ayrı reddine, davalı karşı davacı Hazinenin karşı davasının kabulü ile ...ili, ... ilçesi, Hisarönü’nde kain 569 parsel sayılı taşınmazın güneyinde kalan fen bilirkişisi ..."ın 18/05/2010 tarihli raporu ve ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 8573,19 m²"lik kısmın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1744 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 01/11/1976 tarihinde alan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, daha sonra 22/10/1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 07/04/2005 tarihinde ilân edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. madde uyarınca yapılan düzeltme işlemi vardır.
Mahkemece davacı ve müdahil davacıların davalarının ayrı ayrı reddine, davalı karşı davacı Hazinenin karşı davasının kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir .Şöyle ki mahkemece yörede yapılarak kesinleşen orman tahdidine ilişkin tüm bilgi ve belgeler eksiksiz olarak dosya arasına alınmamış, bilirkişi raporlarında tahdit tutanakları irdelenmemiş, taşınmazın orman tahdidine göre konumu duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ve 2/B uygulamasına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin getirtilerek dosya arasına alınmalı, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, büro orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, 1, 2, 3 ve 4 nolu OTS noktaları gösterilmeli orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli, tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı krokili rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Kabule göre de;mahkemece taşınmazın niteliğinin yazılmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 25/10/2018 günü oybirliği ile karar verildi.