7. Hukuk Dairesi 2014/11426 E. , 2014/22396 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Vakfıkebir Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 08/05/2014
Numarası : 2012/270-2014/154
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalıya ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile kesintisiz olarak 1998 yılından itibaren işyeri sekreteri ve müşteri danışmanı olarak çalıştığını, net maaşının 750 TL olduğunu, hak ettiği fazla mesai alacakları, ulusal bayram, genel tatil ücreti alacakları ve yıllık ücretli izin alacağının kendisine verilmediğini, 08.00 ile 19.00/20.00 saatleri arasında günde 12 saat Cumartesi günü de dahil olmak üzere çalıştığını, çalışma saatlerinin yaz döneminde 22.00"ye kadar uzadığını, sadece Kurban ve Ramazan Bayramlarının ilk günü çalışmadığını, diğer bayram günlerinde çalıştığını, yıllık izin ücretinin de ödenmediğini, davalı işverence 03.05.2011 tarihinde haklı bir sebep yokken iş akdine son verildiğini, kıdem tazminatının da ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacı tarafın 03.05.2011 tarihinde evlilik nedeniyle işten ayrıldığını, bu durumun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Trabzon Bölge Müdürlüğü"nün 13.01.2012 tarihli tutanağından anlaşıldığını, ihbar tazminatı talebinin bu nedenle reddi gerektiğini, davacının brüt 796,50 TL asgari geçim indirimi ile beraber net 629,95 TL maaş aldığını, maaşının Vakfıkebir Ziraat Bankası Şubesi"nden açılan hesaba yatırıldığını, hesaplanan 9.893,79 TL kıdem tazminatının 3.160,00 TL"sini aynı bankadaki hesabına yatırıldığını, kalan 390 TL"nin ise Erdem Eczanesi"ne olan borcunun ödenmesi suretiyle ödendiğini, kalan 6.343,00 TL"nin aynı banka hesabına yatırıldığını, kabul etmemesi üzerine 04.09.2012 tarihinde konutta ödemeli olarak adresine gönderildiğini belirterek davanın reddi gerektiğini, davacının dini bayramlarda çalışmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, çalıştığı sırada dernek kurup mesaisini aksattığını, davalı işyerinde vardiyalı çalışma usulünün olmadığını, davacının sekreter ve müşteri danışmanı olarak gece çalışmasının mümkün olmadığını, davalının kıdem tazminatı hariç temerrüde düşürülmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıya ait işyerinde 01/11/1998- 03/05/2011 tarihleri arasında çalıştığı, davacının işyerinden evlilik nedeniyle ayrıldığı, bu haliyle davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağı, buna karşılık davalı işverenin dava konusu ücret alacağını, ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği, ancak dosyaya sunulan kısmi ödemeye ilişkin belgelerin de davalı tarafından aksinin iddia ve ispat olunmadığı diğer taraftan davalı tarafın usulüne uygun olmayan ve süresi içinde yapılmayan zamanaşımı def"i nazara alınmadığı, bilirkişi raporu doğrultusunda alacakların hüküm altına alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafça davacı için 9.893,79 TL kıdem tazminatı hesaplandığı, 3.160,00 TL"sini banka hesabına yatırıldığı, kalan 390 TL"nin ise E... Eczanesi"ne olan borcuna karşılık ödendiği, kalan 6.343,00 TL"nin aynı banka hesabına yatırıldığı, davacının kabul etmemesi üzerine 04.09.2012 tarihinde konutta ödemeli olarak adresine gönderildiği savunulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya yapılan 3.160,00 TL ile 3.kişiye yapılan 390,00 TL mahsup edildiğinde davacının bakiye 6.135,01 TL kıdem tazminatı alacağı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece davacının 6.135,01 TL net kıdem tazminatının iş akdinin feshi tarihi olan 03.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Ancak davalı tarafça davacının banka hesabına 6.343,00 TL yatırıldığı, kabul edilmemesi üzerine 04.09.2012 tarihinde konutta ödemeli olarak gönderildiği, ancak davacının kabul etmeyerek temerrüde düştüğü, bu nedenle 04.09.2012 tarihinden sonrası için faize hükmedilemeyeceği savunulmuştur. Dosyaya sunulan PTT makbuzlarından davacıya 09.04.2012 tarihinde 3.000,00 TL, 3.000,00 TL ve 343,00 TL tutarlı üç ayrı konutta ödemeli havale gönderildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece söz konusu makbuzların akıbeti araştırılmalı, davacıya tebliğ yapıldığı halde davacının ödemeleri almadığının belirlenmesi halinde davacının havaleleri almadığı tarihte temerrüde düştüğü ve bu tarihten sonrası için faize hükmedilemeyeceği gözönünde bulundurulmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.