12. Ceza Dairesi 2019/6921 E. , 2020/5412 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Uygulama : TCK’nın 85/1, 62, 51/1-3-7-8 maddeleri gereğince mahkmumiyet
Temyiz edenler : Sanık müdafii ve katılanlar vekili
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, adli tıp raporları arasındaki çelişkinin giderilemediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, katılanlar vekilinin, sanığa az ceza verildiğine, sanığa verilen hapis cezasının ertelenmesinin adalet duygusunu tatmin etmediğine dair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü, 14.20 sıralarında, meskun mahalde, 9 metre genişliğinde, tek yönlü, kuru asfalt yolda, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile Soğanlı istikametinden Güneşli istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalli olan yaya geçidi ve kontrollü ışığın bulunduğu yolda yaya geçidine yaklaştığı sırada, sanığın seyir istikametine göre sol taraftan bölünmüş orta refüjü aşarak ışığa riayetsiz bir şekilde yaya geçidine giren yaya ...‘a, kamyonetin sağ ön köşe, sağ ön cam kısımları ile sağ şeritte kaldırıma bir metre kala 16 metre fren izi bırakarak çarptığı,
04.07.2011 tarihli...Adli Tıp Şube Müdürlüğünden alınan raporda; ...’ın basit tıbbi müdahale ile giderilemez, yaşamsal tehlike geçirecek, şahısta saptanan kemik kırığının hayat fonksiyonlarına ağır 5. derece etkileyecek nitelikte; uzuv ya da işlev kaybı bulunup bulunmadığı yönünden ...Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulundan alınan 30.10.2012 ve 25.07.2014 tarihli raporlarda, kişinin kaza öncesinde beyinde pineal bölgeyi ilgilendiren kitle nedeniyle ameliyat olduğu ve takibinde radyoterapi yapıldığı, organik beyin sendromu geliştiğinin anlaşıldığı, kaza sonucu ortaya çıkan serebral ve subaraknoidal kanamanın ise kaza öncesinde kişide mevcut klinik tabloyu ağırlaştırdığı ancak kaza öncesi beyin doku hasarına bağlı ilerleyici süreç de devam ettiğinden kazaya bağlı yaralanmanın kişinin son durumuna hangi oranda etkili olduğunun tıbben tespit edilemediği, kaza öncesi beyin doku hasarına bağlı ilerleyici süreç de devam ettiğinden dava konusu kazaya bağlı yaralanmasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığının belirtildiği, yargılama devam ederken ...’ın gördüğü tedavi sonrası 08.10.2014 tarihinde ölmesi üzerine, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı yönünden ...Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan alınan 29.07.2015 tarihli raporda, kişinin ölümümün genel beden travmasına bağlı osetabulum, sakrum,pubik kol kırıkları ile beraber beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği, 14.12.2010 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanma ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği,sanığın tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olduğu olayda;
Sanık hakkında...Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2011 tarih 2010/131943 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında TCK"nın 89/1, 2-b-e, 53/6. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasından önce sanığın sebep olduğu trafik kazası neticesinde yaralanan ve ...Adli Tıp 1.İhtisas Kurulunun 29.07.2015 tarihli raporunda meydana gelen trafik kazası ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu belirtilen ...’ın 08.10.2014 tarihinde vefat etmesine rağmen, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan suç duyurusunda bulunularak, atılı suçtan dava açılması halinde dosyaların birleştirilerek sanığın, hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, sanığın TCK"nın 85/1. maddesi uyarınca ek savunması alınarak taksirle öldürme suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK"nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, dosya içeriğine göre; sabıkası olmayan, dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmayan, yargılama sırasındaki davranışları lehine değerlendirilerek cezasında TCK"nın 62. maddesi gereğince indirim yapılan, lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunan sanık hakkında, ceza süresi itibariyle yasal imkan bulunmadığı şeklinde yasal olmayan gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle TCK"nın 50. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.