12. Ceza Dairesi 2020/1662 E. , 2020/5409 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Uygulama : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Temyiz edenler : Katılan ve vekili
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan ve vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü, 20:30 sıralarında, meskun mahalde, aydınlatması mevcut olan, yağmurlu havada, ıslak yolda, sanığın sevk ve idaresindeki otomobille seyir halindeyken olay yeri dört yönlü kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçmekte olan ölene çarptığı iddia edilen olay akabinde yapılan tespitlerde; araçta dış görünüş olarak herhangi bir hasarın bulunmadığı, otonun ön plaka levhası üzerinde ön kısmında bulunan metal çerçevede kırmızı renge yakın renkte ve çok az miktarda kan benzeri şüpheli leke bulunduğu, aracın yağmur yağışı nedeniyle ıslak olup araçta elverişli vücut izine rastlanılmadığı, aracın kaporta aksamında ve far kısımlarında hasar bulunmayıp, ön plaka üzerinde ve ön kaput kilit kısmı üzerinde kan lekesi olabileceği düşünülen kırmızı leke olduğu, olay yerinden elde edilen bu lekeler ile ilgili alınan uzmanlık raporlarında; olay yerinden kaldırım üzerinden alınan lekelerin ölen ile genotipik olarak uyumlu olduğunun, aracın ön kısmında bulunan lekenin kan olmadığının, aracın ön kısmındaki plaka levhası üzerinden alınan leke ile ön kısmındaki radyatör ön kısmında bulunan metal çerçeve üzerinden alınan kan örneklerinin miktarı az olduğundan insan kanı belirleme testine alınamadan doğrundan genetik analizlere alındığının, otonun ön kısmından alınan leke, aracın ön kısmındaki plaka levhası üzerinden alınan leke ile aracın radyatör ön kısmında bulunan metal çerçeve üzerinden alınan kan örneklerinin genetik analizlere cevap vermediğinin tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi"nin otopsi raporunda; ölenin alt çenesinin solunda 4x3 cm boyutunda sürtünme tarzında yüzeysel sıyrık, üst dudak ortasında çizgisel tarzda yüzeysel sıyrık, üst dudak içinde ekimoz ve üst frenilumda laserasyon, ağız içinde kanama, sağ el 1-3. parmaklarda yüzeysel sıyrıklar, her iki diz bölgesinde sürtünme tarzında yüzeysel sıyrıklar, sol ayak topuğunda ve sol ayak bileği dış malleolde yüzeysel sıyrıklar, üst çene sol 1-2. kesici dişlerin kök hizasında ve sağ 1. kesici dişin uç kısımda kırık beyin ve beyincik kıvamı sert ve yüzeyleri hiperemik, kesitleri ödemli görünümde, her iki akciğer serbest ve şiş görünümde ve yüzeylerinde yaygın subplevral noktavi kanamalar ile akciğer kesitlerinin hiperemik ve hafif ödemli görünümde olduğu, ağız içinde kanama ve hyoid kemik sol tarafta yumuşak dokuda ekimoz bulunup trakea ve ana bronşlarda kanlı köpüklü vasıfta ödem sıvısı olduğu, batın boşluğunda az miktarda seröz sıvı artışı ve mide içinde sarı renkli yarı sindirilmiş gıda içeriği olduğu tespitlerine yer verildiği; sanığın aşamalardaki beyanlarında; aracı ile seyir halinde iken yaklaşık 20-25 metre önünde gidiş istikametine göre yolun sağından soluna geçmekte olan ölenin kaldırıma doğru yüz üstü düştüğünü görmesi üzerine ayağının kaldırıma takıldığı için düştüğünü düşünerek yardım amaçlı aracını durdurup indiğini beyan etmesi; olayın oluş anına ilişkin görgü tanıklarının bulunmaması, ancak tanıkların beyanlarında; sanık idaresindeki aracın ölenin bulunduğu yere 1 metre mesafede ve kapısı açık vaziyette bulunduğunu, sanığın öleni sürükleyerek kaldırıma çıkarmaya çalıştığını, ölenin vücudunun bir kısmının yolda bir kısmının da kaldırım üzerinde bulunduğunu belirtilmeleri karşısında, Dairemizin 17.02.2017 tarihli 2015/4838 esas sayılı bozma ilamı sonrası Adli Tıp 3.Üst Kurulundan alınan 28.03.2019 tarihli raporda; “kişide tarif edilen lezyonlarının düşme ile oluşabileceği gibi araç çarpması ile de oluşabileceği, kişinin otopsisinde ölüm sebebi ve mekanizmasını açıklayacak herhangi bir travmatik değişiklik tanımlanmamış ve iç organların makroskobik ve histopatolojik tetkiklerinde de ölüm sebebini ve mekanizmasını açıklayacak herhangi bir patoloji tanımlanmamış olmakla birlikte otopsisinde; kalp 343 gram tartıldığı, sol ventrikül duvar kalınlığı 1,5 cm, sağ ventrikül duvar kalınlığı 0,5 cm, mitral kapak çevresi 10 cm, triküspid kapak çevresi 10,5 cm, pulmoner kapak çevresi 7,5 cm ve aort kapak çevresi 7 cm ölçüldüğü, koroner arter lümenleri açık olduğu, sol koroner arter ön inen dalında başlangıçtan itibaren 1,5 cm.lik bridging olduğu görüldüğü, myokard kesitlerinde belirgin bir makroskopik patolojik özellik görülmediği, mikroskopik incelemesinde; kalp kesitlerinde damarlarda dilatasyon ve konjesyon, miyosit nükleuslarında genişleme, hiperkromazi ve düzensiz nükleer membran, kalp ileti sisteminde SA nod ve AV noda uyan alanlarda matür yağ hücre kümeleri saptanmış olması da dikkate alındığında; mevcut verilerle kişinin ölümünün kendisinde mevcut kalp-damar hastalığının aktif hale gelmesi sonucu meydana gelmiş olabileceği, ancak kaza olması durumunda da kazanın meydana getirdiği stres sonucu kişinin kalp- damar hastalığının aktif hale gelmesi sonucu da meydana gelmiş olabileceği, bunlar arasında tıbben ayrım yapılamadığı, adli tahkikatla aydınlatılmasının uygun olduğu oybirliğiyle mütalaa olunur.“ şeklinde belirtilmesi karşısında;mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup daha öncesinde dinlenmeyen mahkemenin 27.09.2019 tarihinde yapmış olduğu keşifte dinlenen tanıklar ... ... ve ...’un, tanık ...’dan sanığın çocuğa çarptığını gördüğünü söylediğine yönelik beyanlarının; soruşturma aşamasında ve yargılamanın 20.06.2014 tarihli celsesinde dinlenen tanık ...’ın beyanları ile doğrulanmaması karşısında bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye katılınmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan ve katılan vekilinin, sanığın aracıyla çocuğa çarptığına, ölmesine neden olduğuna, sanığın olay günü tüm akrabalarını hastaneye çağırmasının da bu suçu işlediğini gösterdiğine, mahkemenin delileri yanlış ve eksik değerlendirdiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 21/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.