19. Hukuk Dairesi 2015/13409 E. , 2016/2698 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de bu istemin miktar itibariyle reddiyle incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı yanca bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkilinin kuyumculuk yapan davalıdan muhtelif miktarlarda borç para aldığını, borcun teminatı olarak davalıya imzalı boş bono verdiğini, borcun ödenmesine rağmen davalının anlaşmaya aykırı olarak bonoyu doldurduğunu, bedelsiz olan bononun icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin borcu olmadığı halde maaşından kesintiler yapılmak suretiyle borcun ödendiğini ileri sürerek, icra dosyasında müvekkilinden haksız yere tahsil olunan bedelin davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, ödemelerin ihtirazi kayıt olmadan yapıldığını, davacının iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, borcun ödenmesi takside bağlandığından 1 yıllık hak düşürücü sürenin son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, buna göre son ödeme 19.06.2013 tarihinde yapılmış olduğundan davanın yasal süresi içinde açıldığı, ceza davasında davalı hakkında tefecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karar ceza hukuku anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığından hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte kabul edilmese de, ceza yargılama dosyasındaki delillerin hukuk davasında dikkate alınmasına engel teşkil etmeyeceği, bu itibarla davacının davalıdan borç para aldığı ve borcunu ödemesine rağmen davalının faiz tahsil etmek için davacıdan aldığı ve bedelsiz kalan bonoyu icraya konu ettiği, davacının borçlu olmadığı bir parayı icra tehdidi altında icra dosyasına ödediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.600,00 TL"nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-818 sayılı BK"nun 53.maddesi (6098 sayılı TBK"nun 74.maddesi) uyarınca ceza mahkemesinin mahkumiyet kararında tespit ettiği maddi olgu hukuk hakimini bağlar ise de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ceza mahkemesi kararlarının böyle bir etkiye sahip olmayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 01.02.2012 tarih, 2011/19-639 Esas ve 2012/30 Karar sayılı kararında belirtilmiştir.
Nitekim yerel mahkemece de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte kararlardan olmadığı kabul edilmiş ise de, anılan ceza davasında toplanan delillere dayanılarak hüküm oluşturulması usul ve yasaya aykırıdır.
Bu durumda davacı, bononun teminat amacıyla boş olarak verildiği ve anlaşmaya aykırı doldurulduğu yolundaki iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Başka bir anlatımla, somut olayda ispat külfeti davacıdadır. Davacının iddiasını ispata yarar yazılı delil sunamadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.