13. Hukuk Dairesi 2016/15155 E. , 2017/12370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi. Davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya belirli aralıklarla verdiği borç ile ilgili ...."da noter huzurunda 23/11/2004 gün ve 2004/1288 nolu belge düzenlendiğini, davalı borçlu borcunu 01/04/2005 ve 01/05/2006 tarihlerinde ödemeyi taahhüt ettiği halde borcunu ödemediğini, 70.000 Euro asıl, 28.000 Euro işlemiş faiz olmak üzere 98.000 Euro için ... İcra Müdürlüğünün 2008/536 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip yaptıklarını, ancak davalının ...."da devam eden yargılama sonucunda iflasını istediğini, borçlunun Türkiye"de gayrimenkulleri olup, bu gayrimenkuller ile borçlarını ödeyebilecek iken borçlu kötü niyetli ve muvazaalı olarak mal kaçırma yolunu seçtiğini, bu nedenle itirazın iptalini, borçlunun % 40 tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili müvekkilinin ...."da iflasını istediğini, takibin aynı alacaktan kaynaklandığından derdestlik itirazında bulunmuş, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, derdestlik itirazı ve devam eden iflas işlemi nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizce, ....’da yürütülen takibin mükerrer olduğu ve iflas nedeniyle bütün takiplerin düşeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de yabancı mahkemenin verdiği iflas kararının Türkiye’de uygulanabilmesi için tenfizi gerektiği, ayrıca taraflar arasında yabancı ülkede ve ülkemizde konusu, tarafları aynı ve halen görülmekte olan bir dava olmadığına göre mahkemenin yürüyen iflas takibini bir dava gibi görüp derdestlik itirazı olarak değerlendirilmesinin de hatalı olduğu ve taraflar arasında düzenlenen noter sözleşmesinin borcun geri ödemesi taahhüt edilmiş bir sözleşme olduğuna ve ödeme itirazında bulunulmadığına göre borcun icra sonucu ödenip ödenmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda,Davacının davasının Kısmen kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü"nün 2008/536 Esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın “Asıl Alacak” bakımından kısmen iptaline, takibin 147.651,00.-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan Bilirkişi raporu ile davacı tarafça sadece "Asıl Alacak" bakımından itirazın iptali talep edildiğinden ve bilirkişi raporunda asıl alacak için kur dikkate alınarak yapılan hesaplamada 147.651,00.-TL"lik hesaplama yapıldığından, sadece asıl alacakla sınırlı kalmak üzere itirazın iptaline karar verilmiştir. Ne var ki, davalı tarafın itirazı üzerine duran icra dosyasında bulunan ödeme emrinin incelenmesinde, davacı tarafça davalı yanın ödeme taahhüdünü içeren ve taraflar arasında düzenlenen noter sözleşmeleri ile taahhüt edilmiş bulunan 98.000 Euro asıl alacak olarak talep edilmiş olup iş bu itirazın iptali talebini de asıl alacak olarak bu meblağın Türk lirası olarak karşılığı olan 206.711,40.-TL oluşturmaktadır. Bu nedenle, mahkemece takip konusu edilen alacağın yalnızca 70.000 Euro"nun TL karşılığının asıl alacak olarak değerlendirilerek davanın sadece bu meblağ yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA,, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/12/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.