11. Hukuk Dairesi 2016/10540 E. , 2018/5574 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/03/2015 gün ve 2012/136-2015/234 sayılı kararı onayan Daire’nin .../06/2016 gün ve 2015/11132-2016/6505 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki TL, Euro ve Usd hesaplarından oğlu..."e ödeme yapıldığını,..."in vefatından sonra bu ödemelerin tespit edildiğini, aylık 7.500 TL"yi geçmemek suretiyle para çekme yetkisinin verildiği vekaletnamenin aslının müvekkilinde kalıp davalı bankaya da..."e de verilmediğini, bankanın vekaletname aslını görmeden "aylık" ibaresinin tahrif edildiği fotokopi belge üzerinden işlem yaptığını, bu kelimenin silindiğinin aradaki boşluktan dahi fark edilebileceğini, işlemlerin SMS ile bildirildiği telefon numarasının da müvekkilinin bilgi ve talebi olmaksızın değiştirildiğini, bu suretle işlemlerden haberdar olunamadığını ileri sürerek ....780 Euro, 48.028 Usd ve 314.815 TL"nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, tahrif edilmiş vekaletname uyarınca davalı banka tarafından yapılan işlemler nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK"nın 294 ve devamı maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK"nın 298/.... maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece hükmün gerekçe bölümünde “davacının hesaplarındaki işlemleri bilebilecek durumda olduğu, oğlu tarafından uzun süredir gerçekleştirilen bu işlemler karşısında ses çıkarmayarak icazet verdiği” denildikten sonra “davacının gerektiğinde kullanmak üzere tek suret olarak düzenlettirdiği vekaletnameyi iptal ettirmeyerek oğlunun eline geçmesine neden olduğundan zararın oluşumunda davalı banka ile müteferrik kusurlu olduğu” denilerek hem davacının dava konusu işlemlere icazet verdiği, hem de tarafların müterafik kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle gerekçe içinde çelişki oluşturulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Kabule göre de, davacı, oğlu..."i aylık 7.500 TL"yi geçmemek kaydıyla işlem yapmaya yetkili kıldığı 28.04.2010 tarihli vekaletnameyi vekile de davalı bankaya da vermediğini, lazım olursa diyerek sakladığını ifade ettiğine ve..."in 5.000 TL"ye kadar para çekme yetkisi ile yetkilendirildiği 16.02.2009 tarihli talimatı ortadan kaldırdığını ileri sürmediğine göre, işlem başına 5.000 TL"yi aşan kısımlar yönünden davacının vekilini iyi seçmemesi, davalının da sunulan vekaletname hakkında gerekli araştırmayı yapmaması sebebiyle müterafik kusurlu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aylık 7.500 TL dışındaki işlemlerin müterafik kusura göre bölüştürülmesi yerinde görülmemiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle resen, (...) nolu bentte açılanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....06.2016 tarih 2015/11132 Esas, 2016/6505 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde karar düzeltme isteyen davacı ile davalıya iadesine, .../09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.