Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/10535
Karar No: 2018/3022
Karar Tarihi: 27.03.2018

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2016/10535 Esas 2018/3022 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2016/10535 E.  ,  2018/3022 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki adi ortaklığın tespiti ve tasfiyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 27.03.2018 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davacı ... ile vekili Av.... geldiler. Karşı taraf davalılardan ... ile vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan asil ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00"e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı vekili dilekçesinde; kardeş olan davalıların, diğer davalı şirketin ortakları olduğunu, müvekkilinin inşaat teknikeri olup aynı zamanda davalılardan ..."in kayınpederi olması nedeniyle bir süre davalılarla ortak olarak termal oteller işlettiğini, toplamda 105.000 Euro"nun müvekkili tarafından işletilen otellerin tadilat ve diğer işleri için harcandığını, müvekkilinin 2007 yılında ortaklıktan ayrıldığını, ancak davalıların müvekkiline davalı şirketten %25 pay ve işletilen 2.otelin bedelinin verileceği vaat etmelerine rağmen bugüne kadar edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek; öncelikle taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin tespitini, sonrasında ise adi ortaklığın tasfiyesi ile müvekkiline ait kar payı ve sermaye payının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı şirket ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının, bir süre müvekkili şirketin temsilcisi ve müdürü olarak görev yaptığını, ancak taraflar arasında iddia edildiği gibi adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
    Mahkemece; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2014 günlü ve 2014/7254 Esas- 2014/12278 Karar sayılı ilamı ile "....Somut olayda; davacı, koymuş olduğu sermayenin ispatı için davalılardan ..."in el yazısı ile 20 Ocak 2005 tarihli ajanda sayfası üzerine yazmış olduğunu ileri sürdüğü “... den Alınan Otel için sarf edilen alacağı” başlıklı belgeye delil olarak dayanmış ancak mahkemece bu belge üzerinde bir inceleme yaptırılmamıştır.
    Bu durumda, mahkemece; öncelikle bu belge aslının davacı tarafça mahkemeye sunulmasının sağlanması, sözü edilen yazıların davalı ..."e ait olup olmadığının saptanmasına yönelik olarak HMK"nun 171.maddesi gereğince davalıya "isticvap" davetiyesi çıkarılması, davalı tarafından davete uyulması ancak yazının kabul edilmemesi halinde belgedeki yazının kendisine oturarak ve ayakta yazdırılması, ayrıca resmi kurum ve kuruluşlardan davalı ..."in el yazısının bulunduğu belgeler saptanıp getirtilerek uzman bilirkişi kurulundan delil olarak dayanılan belgedeki yazıların davalıya ait olup olmadığı yönünde taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınması, daha sonra toplanan deliller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile bozulmuştur.
    Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının, davalı şirkete sadece müdür sıfatı ile bir dönem görevlendirilmiş olduğu, davacının iddia ettiği adi ortaklık ilişkisinin varlığının sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün ve yeterli olmadığı, davacı ile tüm davalılar arasında adi ortaklık tesis edildiğine dair taraflarının açık veya örtülü şekilde yazılı veya sözlü bir sözleşme, irade açıklaması ya da irade uyuşmasının varlığının kesin delillerle ispat edilememiş olduğu, bozma ilamında işaret edilen ve değerlendirilmesi gerektiği belirtilen ajanda belgesi içeriğinin de tüm toplanan delillerle birlikte değerlendirildiğinde davacı iddialarını kesin olarak ispata yeterli görülmediği, tanıkların çoğunluğunun beyanlarında davacının davalı şirkette müdür olarak görev yaptığını bildiklerini, bunun dışında ortak olup olmadıklarını bilmediklerini söyledikleri, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinde davacının davasını kesin ve yeterli kanıtlarla ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
    2)Somut olayda; davacı, davalı taraf ile adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını yasal delillerle ispatlayamamıştır.Bu durumda, davacı tarafın, iddiasını ispat zımnında, "yemin delili" kalmaktadır ki, dosyanın incelenmesinden, davacının dava dilekçesinde "sair delil" deliline dayandığı anlaşılmaktadır.
    Hal böyle olunca mahkemece, dava tarihi itibariyle 1086 sayılı HUMK" nun yürürlükte bulunduğu nazara alınarak, davacıya savunmasını ispat zımnında davalı tarafa yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı için takdir edilen 1.630 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacı tarafa verilmesine,peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı tarafa iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi