Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5472
Karar No: 2018/883
Karar Tarihi: 13.02.2018

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2017/5472 Esas 2018/883 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı ve davacılar arasındaki davada, Kadastro Mahkemesi, 193 ve 272 parsel sayılı taşınmazların davalı ve davacılar adına paylı olarak tespit edilmesine karar vermişti. Davacı, kendilerine ait payın hukuki değerinin kaybolmasına neden olan vakıf şerhinin tapu kaydından özellikle kendilerinden gizlendiğini ileri sürerek yargılamanın iadesi istemişti. Ancak herhangi bir ceza mahkumiyeti söz konusu olmadığı ve kasıtlı olarak gerçeğe aykırı bir belge düzenlenmediği için yargılamanın yenilenmesi şartları oluşmamıştır. Kararda, Mülga Medeni Kanun'un 928. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 1020. maddesi gereği tapu sicilinin aleni olduğu ve sicildeki bilgilerin bilinmediğinin ileri sürülemeyeceği belirtilmiştir. Kanunlar ise Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 445/5. ve son fıkrası, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375/1-f bendi ve 375/2 (son) fıkrası olarak açıklanmıştır.
16. Hukuk Dairesi         2017/5472 E.  ,  2018/883 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 193 ve 272 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle paylı olarak davacı ve davalılar adına tespit edilmiştir. İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen davacı taraf, davalıların payına ait tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tamamının davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalılar vekilinin temyizi üzerine hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Davacılar (yargılamanın iadesi istenen esas davanın davalıları) yargılama sırasında dayandıkları tapu kayıtlarındaki vakıf şerhini sonradan öğrendiklerini, karşı tarafın hile ve hud"ası ile tapu kayıtları çıkarılırken bu şerhin özellikle kendilerinden gizlendiğini, tapu kayıtlarındaki nevi"ne ilişkin sütunun boş bırakıldığını, taşınmazların vakıfla ilişkisi olduğunu ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek yargılamanın iadesi isteminde bulunmuşlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yargılamanın iadesi davası kabul edilerek kesinleşen mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, çekişmeli parsellerin 1/2 payının davacılar, 1/2 payının da tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
    Yargılamanın yenilenmesi yolu olağanüstü bir kanun yolu olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 445. maddesi ile karar tarihinden önce 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 374. ve sonraki maddelerinde düzenlenmiştir. Mahkemece davacılar tarafından ileri sürülen nedenlerin varlığı kabul edilerek işin esasına girilip hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Yargılamanın yenilenmesi isteminin konusu, yargılamanın yenilenmesi istenen hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunun kasıtlı olarak gerçeğe aykırı düzenlendiği ve bu nedenle davacıların kendilerine ait 1/2 payın hukuki kıymetini yitirdiği gerekçesi ile davanın kabul edildiği, ancak taşınmazlarının öncesinin vakıf malı olduğu ve bu nedenle iptaline karar verilen 1/2 payın davalılar tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı, taşınmazların vakıf şerhli olduğunu kendilerinin de öncesinde bilmediği, yargılama sırasında taşınmazların tapu kayıtlarının geldilerindeki vakıf şerhinin kasten gizlendiği iddiasıdır. Mülga Medeni Kanun"un 928., 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu"nun 1020. maddesi gereğince tapu sicili aleni olup, bu sicildeki bilgilerin bilinmediği ileri sürülemez. Bu nedenle davacı yanın taşınmazların öncesinin vakıf şerhli olduğunu bilmediklerine yönelik iddiaları dinlenebilir değildir. Öte yandan gerek 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 445/5. ve son fıkrası, gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 375/1-f bendi ve 375/2 (son) fıkrası hükümleri uyarınca, kasıtlı olarak gerçeğe aykırı bir belge düzenlendiği iddiası ile yargılamanın yenilenmesinin istenebilmesi için kesinleşmiş bir ceza mahkumiyetinin bulunması şarttır. Her ne kadar raporları düzenleyen bilirkişinin vefat etmiş olması sebebiyle bir ceza mahkumiyetinin söz konusu olamayacağı ileri sürülebilir ise de; bilirkişilerin ve tapu görevlilerinin kasıtlı davrandıklarına ilişkin dosya içinde inandırıcı delil bulunmamakta olup, tanık beyanları varsayımlara dayalı soyut sözlerdir. Öte yandan yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulan dosyada davacı, eldeki dosyada ise davalı olan tarafın hile kullandığı konusunda da bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi esasen tapu kayıtlarının Tapu Arşiv Dairesi Başkanlığından da getirtilmesi her zaman mümkündür. Hal böyle olunca; yasada öngörülen ve yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülebilmesi için şart olan koşullar bulunmadığından talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Aleyhlerine yargılamanın yenilenmesi istenen davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 13.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi