3. Hukuk Dairesi 2017/15020 E. , 2018/2883 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin faaliyet gösterdiği işyerinde, davalı kurum yetkililerinin denetimi sırasında 21.05.2011 tarihli tutanak ile sayacın tetkik amacı ile yerinden söküldüğünü ve 26.05.2011 tarihinde davacının temin ettiği sayacın davalı şirket yetkililerince takıldığını, davalı kurum elemanları tarafından 05.07.2011 tarihinde yapılan kontrolde ise, sayaca müdahale edildiği gerekçesiyle tutanak düzenlendiği ve kaçak kullanımdan bahisle 08.08.2011 son ödeme tarihli 18.132,50 TL bedelli ve 08.08.2011 son ödeme tarihli 90.068,90 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasının tahakkuk ettirildiğini, ayrıca kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davacı şirket yetkilisi ...hakkında yürütülen ceza davasında beraat kararı verildiğini, davacının kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını ancak davacı şirketin davalı kuruma kaçak elektrik faturası olarak düzenlenen faturalardan dolayı 102.478,08 TL ödemek zorunda kaldığını belirterek, davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen 18.132,50 TL bedelli ve 90.068,90 TL bedelli iki adet faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile dava tarihi itibari ile anılan faturalardan dolayı ödemek zorunda kalınan 102.478,08 TL ile dava süresince ödemek zorunda kalınacak miktarların faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; kurum abonesi olan davacının işyerinde yapılan kontrolde, sayacın mühürlerinin açılıp kapandığının, sayacın içinde ölçü devresinde manyetik kontak bağlanarak sayacın isteğe bağlı olarak kayıt yapmaz hale getirildiğinin tespit edilmesi üzerine davacıya 19.07.2011 tarihinde 18.132,50 TL kaçak elektrik bedeli ile 90.068,90 TL eksik tüketim bedelinin tahakkuk ettirildiğini, davacının sayaca müdahale etmediği iddiasının yerinde olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu kaçak elektrik olayı nedeni ile davacı şirket yetkilisi... hakkında “Elektrik Enerjisi Hakkında Hırsızlık” suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, “ölçüm dışı elektrik kullanılmadığı” tespit edildiğinden sanığın “üzerine atılı müsnet suçu işlemediği anlaşıldığından” sanığın beraatine karar verildiği ve iş bu beraat kararının 04.06.2012 tarihinde kesinleşmiş olduğu,bu suretle davacı şirketin kaçak elektrik kullanmadığının kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu anlaşılmakla,davanın kabulü ile, davalı ... tarafından davacı hakkında düzenlenen 289866 nolu 18.132,50 TL bedelli ve 289967 nolu, 90.068,90 TL bedelli faturalardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve bu faturalar nedeni ile davacı şirket tarafından davalıya ödendiği anlaşılan toplam 108.201,40-TL"nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.12.2013 tarihli ve 2013/14651 Esas 2013/18167 Karar sayılı ilamıyla; “Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmek ve Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen beraat kararının hukuk davasında kesin delil olarak değerlendirilemeyeceği dikkate alınmak suretiyle, öncelikle dosyanın üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği alacak miktarının hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ceza mahkemesi kararına göre, eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Söz konusu bozma ilamı uyarınca mahkemece; bozma kararı sonrası alınan 23.09.2016 tarihli rapor doğrultusunda davanın kabulü ile davaya konu 289866 numaralı 18.132,50-TL bedelli ve 289967 numaralı 90.068,90-TL bedelli faturalardan dolayı davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, bu faturalar nedeni ile davacı şirket tarafından davalıya ödendiği anlaşılan toplam 108.201,40-TL"nin 41.000-TL"sine 20.09.2011, 16.820,65-TL"sine 20.12.2011, 16.724,15-TL"sine 21.12.2011, 16.781,43-TL"sine 03.01.2012, bakiyesi olan 16.875,17-TL"sine de 02.03.2012 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava; kaçak tahakkukuna dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
1)4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş,yine 13. madde b bendinde; Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik tüketimi olarak açıkça belirtilmiş; 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu"nun 29/12/2005 tarihli toplantısında; 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmış; yine aynı kurum tarafından hazırlanan ve 08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" nin yürürlüğe girmesine kadar hüküm icra etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; dava konusu borcun 05/07/2011 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı uyarınca tahakkuk ettirildiği, bilirkişiler tarafından 08.05.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği" hükümlerine göre hesaplama yapıldığı, mahkemece de bilirkişi raporunun hükme esas alındığı görülmektedir.
Dava konusu kaçak elektrik bedelinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan ve tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ile “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 Sayılı EPDK Kurul Kararı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Bilirkişi raporu bu yönü ile yönetmeliğe uygun değildir. Tutanak tarihindeki yönetmeliğe uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden kaçak tahakkuku nedeniyle belirlenmesi gereken bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ile 622 Sayılı EPDK Kurul Kararı çerçevesinde hesaplanması konusunda denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı taraf yararına HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.