3. Hukuk Dairesi 2016/9905 E. , 2018/2859 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; tarafından davalının taşınmazında istimlak işlemleri yapıldığını ve taşınmazın istimlak bedeli tespit edilerek davalı adına ... İş Bankası Şube Müdürlüğüne yatırıldığını, davalının bedeli bankadan çektiğini, ancak davalı tarafından açılan dava sonucu ... 2. İdare Mahkemesinin 1997/739 Esas, 1080 Karar sayılı ilamı ile yapılan kamulaştırma işleminin hukuka uygun olmaması nedeni ile iptaline karar verildiğini, davalının bu karara istinaden meni müdahale ve kal davası açtığını ayrıca ecrimisil talep ettiğini, davalının istimlak bedeli olarak aldığı bedelin iptal kararı sonrası sebepsiz olarak zenginleşmeye yol açtığını belirterek ... ilçesi, .... Belediye Başkanlığının .... ilçesi, .... mevkii, 194 ada, 65 parsel (Eski 85 Parsel) sayılı taşınmazla ilgili istimlak bedeli olarak yatırmış olduğu ve davalı tarafından alınarak kullanılan 83.431,300 TL’nin 19 Eylül 1994 tarihinden başlayacak faizi ile birlikte hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebinde bulunduğunu, bu tür taleplerin zenginleşmenin doğumundan itibaren bir yıl içinde her halde on yıl içinde ileri sürülmesinin zorunlu olduğunu, bu sürelerin çoktan geçtiğini, bu nedenle talebin zamanaşımına uğradığını, davacının dava konusu taşınmazı müvekkiline hiç teslim etmediğini, hatta bu hususta tazminat ve ecrimisil davalarının devam ettiğini, taşınmazı hiç teslim etmeyen davacının ayrıca tazminat talebinde bulunmasının haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yılının geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, davacı Belediyenin ödeme yapmasına neden olan encümen kararı 23.09.1997 tarihinde iptal edilmekle davacının yaptığı ödemeyi geri isteme hakkının bu tarihten itibaren başlayacağı,
davacının 08.01.2013 tarihinde geri istemde bulunduğu ve bu tarih itibari ile hem 1 yıllık hem de 10 yıllık süresinin fazlasıyla dolduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olması gerekir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.
Davacı ... almış olduğu kamulaştırma kararına dayanarak davalıya ödeme yapmış, ancak ödemenin dayanağı olan kamulaştırma kararının İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile yapılan ödeme sebepsiz kalmıştır.
Bu durumda davacı ancak ödediği satış bedelini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince geri isteyebilir.
Ayrıca, zamanaşımı borcun muaccel olması ya da ifanın imkansız hale geldiği tarihte başlar. Taşınmazın zilyetliği alıcıya (davacı Belediyeye) devredilmiş ise, zilyetlik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeye başlamaz.
Somut olayda; davalı vekili tarafından dosyaya sunulan dilekçelerde, taşınmazın dava tarihine kadar davacının kullanımında olduğunun ifade edildiği görülmektedir. Yine taraflar arasında görülen diğer davalardan da taşınmazın davacının kullanımında olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; dosya içeriğinden taşınmazın fiilen davacının zilyetliğinde olduğu iki tarafın da kabulünde olmakla, taşınmaz davacının elinde olduğu sürece zamanaşımı işlemeye başlamaz. Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.