23. Hukuk Dairesi 2015/4619 E. , 2017/2191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 02.02.2015 gün ve 2014/6811 Esas, 2015/475 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafça 23.11.2007 tarihinde düzenlenen ihale ile müvekkilinin sayaç okuma işini aldığını, sözleşmenin 9. maddesi yollaması ile sözleşmenin ayrılmaz parçası olan idari şartnamenin 26.3. maddesinde işçilik ücretlerinin ve giderlerinin teklif fiyatına dahil olduğunu, 26.3.1. maddesinde ise işçilik ücretlerinin nasıl hesaplanacağının hüküm altına alındığını, bu hüküm gereğince, sözleşmenin imzalandığı tarihteki brüt asgari ücretin işveren payı dahil hesaplanarak ödeneceğinin belirlendiğini, müvekkilinin de ilk hakedişinde şartnamenin bu maddesine göre işçi ücret bordrolarını hazırlayıp hakediş ekinde davalıya sunduğunu, ancak davalının bunu kabul etmemesi üzerine davalının isteği doğrultusunda değişiklik yapılıp yeniden düzenlendiğini, davalının maddeyi yanlış yorumlaması nedeniyle işçilik maliyetlerinin %23 arttığını, müvekkilinin zor duruma düştüğünü, müvekkilinin fazladan ödeme yapmak durumunda kaldığını, müvekkili aleyhine yorumlanan hükmün mahkemece yorumlanması gerektiğini, toplam 538.507,83 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince yapılan hesaplamanın sözleşme ve eklerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; her ne kadar yapılan kesintinin prim olarak aktarılması nedeniyle davalı idarenin herhangi bir kazancının olmadığı bilirkişilerce belirlenmiş ise de, işçilik maliyetlerinin belirlenip ödemelerin yapılmasına esas olan belgelerin davalının yönlendirmesi ile hazırlandığından bu ödemeler nedeni ile oluşan zarardan da davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 329.306,18 TL asıl alacak ve 145.227,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 474.533,33 TL "sına vaki itirazın iptaline, hüküm altına alınan toplam alacağın %40"ına karşılık gelen 189.813,33 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 02.02.2015 tarih ve 2014/6811 E., 2015/475 K. sayılı ilamı ile, davacı tarafın ihaleye girerken, işçilik ücretine işveren payını dahil etmeden, yani asgari ücretin katı + işveren payı şeklinde teklif verdiği, davalının da bu teklif doğrultusunda davacının talep ettiği SSK işveren payı ile asgari ücret fark tutarını
işçiye, SSK ve Maliye"ye ödediği, davalının uhdesinde talep edilen tutarların bulunmadığı bilirkişi raporuyla tespit edildiği gibi, davacı tarafça hakediş bedellerinin ihtirazi kayıt koymadan kabul edildiği, somut olayın özelliğine göre tespit edilen hususlar doğrultusunda görüş bildiren bilirkişi raporları da gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, somut olayın özelliğine uygun düşmeyen, hakedişlerin düzenlenmesinden önceki aşamada çıkan uyuşmazlık üzerine hakedişin düzenlenmesinin sözleşmeye uygun yapılmasına ilişkin başka bir mahkeme kararının esas alınarak yanılgılı gerekçeyle hüküm tesisi doğru görülmeyerek bozulmuştur.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, HUMK"nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, 07,80 TL harç ve takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 18.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.