19. Hukuk Dairesi 2015/9996 E. , 2016/2558 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında, diğer davalı ..."in kefaleti ile "Pazarlama Destek Sözleşmesi" imzalandığını, davalının sözleşme süresi içinde münhasıran mobil ürünlerini satmakla yükümlü olduğu halde, müvekkilinden mal alımını durdurup, başka firmadan mal alarak sözleşmeye aykırı davrandığını ve sözleşmeye göre kontrat yılı için tespit edilen hedef tonaj miktarının altında ürün satın alınması halinde, yıllık hedefin altında kalan miktar yönünden belirlenen "açık miktar" borcunu (2008 ve 2009 yıllarına ait) ödemediğini, müvekkilince davalı şirkete keşide edilen ihtarnameden sonuç alınamayınca sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, böylece davalı şirketin 30.672,80-ABD Doları borcu ile birlikte, müvekkilince davalı şirkete yapılan yatırımın bakiye tutarı da dahil olmak üzere, davalının sözleşme kapsamında 82.750,05-ABD Doları borcunun muaccel hale geldiğini, toplam borç tutarının Türk Lirası karşılığı olan 127.666,77-TL"nin 114.000-TL"sinin teminat mektubundan tahsil edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bakiye 18.531,16-TL"nin 04.06.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin Açık Miktarların Ödenmesi başlıklı, 3.3 B. maddesine göre; açık (eksik) kalan satış miktarlarının teminat mektupları ile peşinen verildiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile açık miktarının bayi tarafından ürün satın alınmış gibi kapatılmış sayıldığını, müvekkilinin başka bir şirketten mal alımı yapmadığını, davacının sözleşmenin başlangıcında makul olan yağ fiyatlarını,fahiş olarak artırdığını, müvekkilinin başka firmalardan alım yaptığına yönelik iddiasını kabul etmediklerini, ayrıca davacı tarafın daha önce aynı isteme ilişkin farklı miktarlarda alacak talepleriyle icra takipleri yaptığını, bu takiplerin itiraz üzerine durduğunu ve davacının alacağını somutlaştırmadan, bu kez iş bu davayı açtığını, davayı kabul etmemekle birlikte, davacı dava dilekçesinde 127.666,77-TL alacak miktarından 114.000-TL teminat mektubunun mahsubu ile bakiye 18.531,16-TL alacağın tahsilini talep etmiş ise de, bakiye farkın 13.666,77-TL olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; sözleşmenin yürürlükte kaldığı dönem için doğan ve sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığından bağımsız olarak talep hakkı veren bir alacak olduğu, 18.10.2010 tarihi itibariyle bakiye alacak miktarının 18.531,16-TL tespit edildiği davalı tarafın kabulünün bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının alacağı için keşide ettiği ihtarnamenin 04.06.2010 tarihinde davalılara tebliğ edildiği ve mehil verilmediği dikkate alınarak, talep gibi bu tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki aynı sözleşme nedeniyle cezai şarta ilişkin açılan davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2015/436 Esas sayılı dosyasında görülmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Anılan mahkeme dosyası ile iş bu dava sonucunda verilecek kararlar birbirlerini etkileyecek mahiyette olduklarından, iki davanın birleştirilerek görülmesi gerekirken, ayrı ayrı görülmesi doğru olmamış, mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.