Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/9366
Karar No: 2016/2538
Karar Tarihi: 18.02.2016

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/9366 Esas 2016/2538 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı bankanın müşterisi ile akdettiği genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kredi alacağı olduğu, müşterinin ipoteğini paraya çevrilmesi ve ilamsız icra takibi ile borcunu kabul ettiği belirtilmiştir. Ancak, müşterinin bankaya teminat olarak verdiği 2 adet senet nedeniyle alacağı olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açılmıştır. Mahkeme, senetlerin teminat niteliği devam ettiği sürece borçlu tarafından ödenene kadar alacağın da devam edeceğini belirtmiştir. Yapılan incelemeler sonucu, borcun kalan kısmı için davalı bankanın senetlerin teminat vasfı devam ettiği gerekçesiyle ilamsız icra takibi yapabileceği ve davanın reddine karar verilmiştir. İlgili hükümler: TBK'nın 133. maddesi, İİK'nun 72. maddesi.
19. Hukuk Dairesi         2015/9366 E.  ,  2016/2538 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi



    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av... ve davalı vekili Av. ..."ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    -KARAR-

    Davacı vekili, davalının müvekkili ile akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağını tahsil için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlattığını, yapılan takipte borcun kabul edildiğini, ipoteğin paraya çevrildiğini, davalının ise kredi teminatı olan 2 adet senede dayalı olarak da icra takibi başlattığını belirterek, 2 adet senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, dava konusu 2 adet bononun teminat olarak alındığının banka kayıtlarında açıkça belirtilmiş olduğu, alınan bilirkişi raporu ile davalının bakiye alacak miktarı olan 26.827,82 TL"nin kesinleşen ilamsız icra takibi ile teminat altında tutulduğu, bonolar nedeniyle davalının alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2- Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi akdedilerek kredi kullandırıldığı ve kredi borç miktarı hususlarında bir ihtilaf bulunmadığı gibi, davalı bankanın kredi alacağının tahsili için tahsilde tekerrür olmamak üzere ipoteğin paraya çevrilmesi, ilamsız icra takibi ve kambiyo senetlerine mahsus icra takipleri başlattığı hususu da dosya kapsamı ile sabittir.
    TBK"nun 133. maddesi “Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur. Özellikle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.” hükmünü içermektedir.
    Mahkemenin de kabulünde olduğu şekilde davaya konu 30.09.2011 tanzim tarihli 100.000,00 TL ve 100.000,00 ... bedelli 2 adet senedin davalı bankaya kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, kredi borcu ödenip davalı bankanın alacağı sona erene kadar dava konusu senetlerin teminat vasıfları devam edecektir. Bir başka deyişle, borç sona ermeden senetlerin teminat vasfı da sona ermeyecek ve davacının senetler nedeniyle borçlu olmadığı kabul edilemeyecektir.
    Yapılan bu açıklamalar karşısında, somut olaya gelindiğinde, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının davalı bankaya, ipotekli taşınmaz bedeli olarak ödenen 402.360,90 TL"nin mahsubundan sonra, dava tarihi itibarıyla 10.744,97 ... karşılığı 26.827,82 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tespit edilen alacak miktarı yönünden davalı banka davacı borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak üzere, genel kredi sözleşmesine dayalı ilamsız icra takibi yapabileceği gibi, dava tarihi itibarıyla teminat vasfı 10.744,97 ... karşılığı 26.827,82 TL bedel yönünden devam eden senetlere dayalı olarak da kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapabilecektir. Davacı ve dava dışı kefillerin ilamsız icra takibinde borcu kabul etmeleri ve ilamsız icra takibinin kesinleşmesi, teminat vasfı anılan bedel yönünden devam eden 2 ayrı senede dayalı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılmasına engel olmayacaktır. Hal böyle olunca, davalı bankanın dava tarihi itibarıyla alacaklı olduğu 10.744,97 ... karşılığı 26.827,82 TL yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere senetlerin teminat vasfı devam ettiğinden bu bedel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davalının teminat senetlerine dayalı olarak tahsilde tekerrür olmamak üzere başlattığı icra takip tarihlerinde davacıdan takip miktarı kadar alacaklı olduğu dosya kapsamı ile sabit olduğundan davalının davacı aleyhine dava konusu senetlere dayalı icra takibi başlatmasında kötü niyetli olmadığı gözetilmeden davalı aleyhine İİK"nun 72. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 1.350,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 18/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi