3. Hukuk Dairesi 2016/10516 E. , 2018/2838 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar, 01.05.2003 tarihinde...de meydana gelen depremde ... Apartmanının yıkıldığını, davacıların çocukları ve küçüğün kardeşleri olan ..., ... ve....’in yıkılan apartman enkazında kalarak vefat ettiklerini, yıkılan binanın yapımındaki kusurlardan davalıların sorumlu olduklarını, davalıların binanın sahibi olduklarını, inşaat ruhsatı aldıklarını ancak iskan ruhsatı almadıklarını, meydana gelen maddi ve manevi zarardan sorumlu olduklarını belirterek....’ın ölümü nedeniyle anne ve baba için 47.500’er TL ve kardeş .... için 15.000 TL manevi tazminat, anne ve baba için 20.000’şer TL ve kardeş için 5.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL cenaze gideri toplam 136.000 TL; ....’ın ölümü nedeniyle anne ve baba için 47.500’er TL ve kardeş .... için 15.000 TL manevi tazminat, anne ve baba için 20.000’şer TL ve kardeş için 5.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL cenaze gideri toplam 136.000 TL; ...in ölümü nedeniyle anne ve baba için 47.500’er TL ve kardeş .... için 15.000 TL manevi tazminat, anne ve baba için 20.000’şer TL ve kardeş için 5.000 TL maddi tazminat ile 1.000 TL cenaze gideri toplam 136.000 TL olmak üzere; 330.000 TL manevi tazminat, 75.000 TL maddi tazminat ve 3.000 TL cenaze masrafı toplam 408.000 TL tazminatın 01.05.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir .
Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını, sadece arsa sahibi olduklarını, arsayı kat karşılığı müteahhide verdiklerini, iskan ruhsatı alınmadan müteahhidin kardeşlerine sattıklarını, binanın yapımında yer almadıklarını, imalattan dolayı sorumlulukları olmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacı anne ... için 60.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 15.000,00TL manevi tazminat, davacı baba ... için 53.190,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 15.000,00 TL manevi tazminat, davacı kardeş... için 15.000,00 TL manevi tazminat, 1.350,00TL cenaze masrafı toplamından oluşan 159.540,00 TL"nin, 1.350,00 TL cenaze masrafı için dava tarihi olan 30.04.2008 tarihinden itibaren, maddi ve manevi tazminat alacağı olan 158.190,00 TL için ise haksız fiil tarihi olan 01.05.2003 tarihinden itibaren itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, bina malikinin sorumluluğundan doğan tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK"nın 26. maddesinin 1. fıkrası “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmünü ihtiva etmektedir.
Yasanın bu açık hükmünden de anlaşılacağı üzere hâkim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başkasına hükmedemez.
Somut olayda; davacıların dava dilekçesinde destekten yoksun kalma tazminatı olarak anne ve baba için ayrı ayrı 20.000"er TL tazminat talep edilmiştir. Hem dava dilekçesinde istenen tazminat kalemleri toplamı, hem de netice-i sonuç kısmında talep edilen maddi tazminat miktarı toplamı 75.000 TL olarak gösterilmiştir. Mahkemece, davacı anne için 60.000,00 TL ve davacı baba için 53.190,00 destekten yoksun kalma tazminatına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, talep aşılarak hüküm oluşturulması isabetli bulunmamıştır
O halde, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, dava dilekçesindeki talebe ilişkin hüküm kurulması gerekirken, taleple bağlılık kuralına aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalılar yararına HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.