6. Ceza Dairesi 2014/2142 E. , 2017/4642 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli Yağma, mala zarar verme, hırsızlık, silahla tehdit
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm katılan ... vekili tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında mala zarar verme suçundan açılan davalar hakkında zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
1) a) Katılan ... vekilinin yasal olanağı bulunmayan duruşmalı inceleme istemi;
b) 6217 sayılı Yasanın 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 272/3-a bendi uyarınca, hükmolunan para cezalarının miktarı bakımından hükümlerin temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca sanık ... savunmanının mala zarar verme suçuna yönelik temyiz istemi,
Yukarıda açıklanan nedenler uyarınca vaki taleplerin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararı ve sanık ... hakkında hırsızlık ve nitelikli yağma, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık ..."ün olay tarihinden iki gün önce akşam saat 19:00 sularında petrol ofisinin sahibi ... ile oğulları .... ve .... birlikte işlettiği petrol ofisine gelerek yakınan ..."na bu işyerinde hatırlayamadığı bir zaman diliminde 37 gün çalıştığını, alacağının olduğunu beyan ettiği; yakınanın sanığı tanımadığını belirtmesi üzerine telefon numarasını ve ismini alarak babasına soracağını söylediği; bir gün sonra sanığın saat 20:00 sularında, yanında bir başka şahısla geldiği ancak işyeri sahibi olan ..."nu bulamaması sebebiyle ayrıldığı; aynı akşam saat 22:30 sularında sanık ..., ..., ..., ... ve ..."nın birlikte sanıklardan ... kullandığı araçla tekrar petrol ofisine geldikleri, sanıklar ... ve .... dışarıda beklediği, dışarıda bekleyen sanıklardan ... “içeri giren arkadaşlarının alacağının olduğunu, onların halledeceğini” söyleyerek, ücretini vermeden aracın deposuna 160 TL"lik benzin doldurttuğu; sanıklar ..., ... ve ..."nın ise petrol ofisinin restoran kısmına girdiği, sanık ..."ün yakınan ... ve ... ile birlikte oturmakta olan ..."ndan, kendisini tanımadığını ve bu işyerinde çalışmadığını beyan etmesi üzerine; “300-500.-TL ne verirseniz verin” demesi üzerine, yine sanıklardan ..."nun “Ben Diyarbakırlı"yım, adamın kanını içerim” diyerek tehdit edip ofisten çıktıktan sonra yakınanları dışarıya çağırdı, birlikte ofisten çıktıkları; sanıkların üzerlerindeki zincir ve nacak ile petrol ofisinin camlarını kırdıkları, sanıklar .... ve ... işyeri camlarının kırılmasının ardından aracı kaçmak üzere çıkış istikametine çektiği diğer sanıkların da hızlıca araca binip suç mahallinden birlikte ayrıldıkları olayda; sanıklardan ..."ün gerçekte varlığı ispatlanamayan bir alacağından bahisle, sanıkların başından beri fikir, irade ve eylem birliği içerisinde hareket ederek gerçekleştirdikleri bu eylemlerin bir bütün halinde tamamlanmış nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek sanık ... hakkında silahla tehdit suçundan mahkumiyet, sanık ... hakkında hırsızlık ve yağma, sanıklar ..., ..., ... hakkında yağma suçundan beraat kararı verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile sanık ... savunmanı ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/11/2017 tarihinde sanık ... ve ... yönünden Daire Başkanı ... ve Daire Üyesi ..."in muhalefetiyle oyçokluğu; sanıklar ..., ..., ... yönünden oybirliğiyle karar verildi.
MUHALEFET
Sanık ... 28.12.2009 günü saat 19:00 sularında yanında kimse olmadan katılanlar ... ve oğulları ... ve ... tarafından işletilen petrol ofise gelip katılan ..."na “ 5 – 6 yıl önce bu işyerinde 37 gün çalıştığını ve alacağı olduğunu” bahsettiği;
Katılan ... ise “sanığı tanıyamadığını konuyu babasına sorup arayacağını” söyleyerek sanık ..."un kullandığı telefon numarası ile adını bir kağıda yazıp aldığı bu konuşmadan sonra sanığın da işletmeden dışarı çıkarak ayrıldığı,
29.12.2009 günü saat 19:00"a kadar katılan tarafından aranmayan sanık ... aynı yer ve iş kolunda çalıştığı arkadaşlarından sanık ..."ya bahsettiği,
Sanık ..."nun “alacağını gider alırız” dedikten sonra anılan yere ulaşma temin amacıyla kız kardeşinin erkek arkadaşı sanık ..."u arayıp gelmesini söylediği,
Sanık ... annesi adına kayıtlı oto ile buluşma noktasına geldiği aynı yerde ve iş kolunda çalışan arkadaşı olan sanıklar ..., ..., ..."ın bu araca binip katılanların çalıştırdığı petrole geldikleri, sanıklardan .. ve ... işletmenin ofis kısmına girdikleri ve katılanların babası ve işletme sahibi katılan ..."nun iş yerinde olmayıp aynı gün saat 22:00 sularında işyerine geleceği bilgisini alan sanıkların hiçbir şey yapmadan binadan dışarı çıkıp beklemekte olan arkadaşları ile ayrıldıkları, zaman doldurmak üzere sanık ..."nun bir ara aynı iş kolunda çalışan arkadaşları sanık ..."yı telefonla arayıp onu da otoya alıp hep birlikte bulundukları ilin içerisinde gezmeye başladıkları, sanık ..."un sevk ve idaresindeki oto ile saat 22:00 sularında katılanlara ait petrol işletmesine geldikleri,
Sanık ..."un sevk ve idaresindeki aracına akaryakıt alırken, sanık ..."nin de petrol istasyonunun oto yıkama yerine doğru yöneldiği, diğer sanıkların işletmenin ofis kısmına geçtikleri, katılanlara ait petrolde pompacı olarak çalışan tanık ... sanık ..."a verdiği akaryakıtın parasını kim ödeyecek diye sorduğunda, sanık ..."un “içeriye girenler ödeyecekler” şeklinde karşılık verdiği,
Tanık ... ... aldığı bu yanıt üzerine sanık ..."a “gelen araçlara akaryakıt vereceğini aracını ileriye al” demesi üzerine sanık ..."un sevk ve idaresindeki aracı petrol ofisin akaryakıt pompalarının olduğu yerden işletmenin restoran kısmının ön kısmına gelecek şekilde ileriye alıp beklemeye başladığı,
Tanık ... ... başka bir araca da yakıt verip devamında sanık ..."un aracına ve diğer oto için düzenlediği akaryakıt fişleri ile işletmenin restoran ve ofis bölümüne yöneldiği,
Katılanlara ait işletmenin içerisine giren sanıklardan ..."ün katılan ..."na daha önceden de gelip aktardığı geçmişe dönük işçi alacağı ile ilgili iddiasını dillendirdiğinde katılan ..."nun “kendisini tanımadığını ödeme yapmayacağını” belirtmesi üzerine sanık ... katılan tarafından benimsenmeyen ve/veya kabullenilmeyen bu hale göre hukuken dayanaktan da yoksun kalan alacak ile ilgili sanık ..."un söyleminin bu aşamadan sonra salt iddia düzeyinde kaldığını öğrenerek, anlamasına karşın haksız bir şekilde ödeme yapmaları konusunda önce nezaket kuralları sınırlarını zorlayan tarzda ısrarcı davranışlarını sürdürüp, katılan ..."nun “asıl alacağı olan konuşsun sen karışma” şeklinde uyarmasına rağmen “ben Diyarbakırlı"yım adamın kanını emerim dışarıya çıkın” şeklinde tehdit içeren sözler sarf edip “biz 300 – 500.- TL almaya geldik” dedikten sonra iş yerinin camlarını elindeki zincir ve kısa balta şeklinde betimlenen aletler ile kırıp bu arada elinden yaralandığı sanık ..."nun değişerek gelişen eylem ve söylemleri süresince bu duruma taraf olmadıklarını gösteren şekilde engelleyici hiçbir davranışta bulunmayan mevcut konumları ile sanık ..."nun yanında yer alan sanıklar ... ve ..."nın yağmaya kalkışma suçu işledikleri konusunda dosya içeriğine göre bir duraksama bulunmamaktadır.
Ancak;
Katılan vekilinin 20.02.2013 günlü süre tutum dilekçesinde açıkça sanıklar ..., ..., ..., ... adlarına yer verilerek temyiz davasının açıldığı; 10/04/2013 tarihli gerekçeli temyiz dilekçe başlığında aynı sanık adlarına yer verip içeriğinde sanık ..."den bahsetmesi bu sanık yönünden usulüne uygun açılmış bir temyiz davası olarak kabulü olanaklı görülmediğinden sanık ... temyiz dava incelemesi dışı bırakılarak sanıklar ... ve ... yönünden yapılan incelemeye göre de adı geçen bu sanıkların eyleminin yağmaya kalkışma suçunu oluşturduğu görüşü ile sayın çoğunluğun düşüncesine bu yönden iştirak olunmuştur.
Sanıklar ... ve ..."ın eylemlerinin suç teşkil eden haksız bir fiil olup olmadığı ve yağmaya kalkışma suçuna katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaştı ise katılma düzeyinin saptanması noktasında bir tespitin yapılması zorunludur.
Sanıkların suç kastı mutlak belli bir aşamada oluşması gerekmez.
Suç kastı suçun tamamlanmasına kadar her aşamada iştirak ve/veya iştirak iradesiyle oluşur.
Hal böyle olunca;
Sanıkların, eylemlerin bir evresindeki durumları ile değil suç teşkil eden eylemin işlenmesi doğrultusunda önceden aralarında alınmış bir kararın olup, olmadığı, varsa bunun icra ediliş biçimi olay öncesi, sırası ve sonrası davranışlarına bakılarak mevcut deliller ile birlikte bir bütün halinde değerlendirilmesi zorunludur.
Somut olayımıza gelince;
Sanık ..."ün hukuken geçerli bir belge ile desteklenmeyen geçmişe dönük alacaklı iddiası ile ilgili nihai kararı vermeye yetkili ve sorumlu katılan ... ile görüşmek üzere adı geçen yetkilinin işletmede bulunması muhtemel saat dilimi ile uyumlu olarak sanık ..."un sevk ve idaresindeki oto ile tüm sanıkların birlikte gelmeleri, sanık ..., ... ve ..."nın işletmenin ofis bölümüne geçerken sanıklar ... ve ..."ın daha önceden de olduğu gibi onları dışarıda kalıp beklemeye başladıkları alacak konusunu görüşmek üzere içeriye geçen sanıklar ..., ..., ..."nın sonradan değişerek, gelişen eylem ve söylemleri ile eklenen kasıtlarından daha önceden bilgileri olduğunu gösteren dosyaya yansıyan bir kanıtın bulunmadığı gibi, sanıklar ..., ... ve ..."nın yanında durup, fiilde ortak hakimiyet kurdukları ve/veya eylemlerine taraftar olduğunu gösteren herhangi bir davranışlarının bulunmadıkları, olayların farklı bir noktaya evrilmesinden korkup kendilerini olayların dışında tutabilmek ve yaralı arkadaşlarını tıbbi destek sağlamak doğrultusunda olay yerinden hızla ayrılma şeklinde gelişen hareketlerinde herhangi bir suç işleme kastından bahsedilemeyeceği gibi bu aşamadan sonra da sanıklar ... ve ..."ın diğer sanıkların yağmaya kalkışma suçunun işlenmesinden sonra da katkı ve destek olduklarından da söz edilmesi olanaklı görülmediğinden adı geçen sanıkların atılı suçlardan ilk derece mahkemesinin beraat kararı yerinde görülmekle, hükmünün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun sanıklar ... ve ... yönünden bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.