7. Ceza Dairesi 2019/8786 E. , 2020/2376 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ..."in 31.03.2016 havale tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebinde bulunduğu, mahkeme tarafından 12.04.2016 tarihli ek karar ile eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş ise de, temyiz talebi ile birlikte yapılan eski hale getirme talebi 5271 sayılı CMK’nun 42/1. maddesi gereğince Yargıtayca karara bağlanacağı cihetle, bu konuda verilen red kararı kaldırılarak sanık ..."in temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçeli kararın anılan sanığa usulüne uygun olarak 20.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın hükmü CMUK"nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 31.03.2016 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, temyiz inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II) Sanık ..."in 02.12.2015 havale tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebinde bulunduğu, mahkeme tarafından 04.12.2015 tarihli ek karar ile eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş ise de, temyiz talebi ile birlikte yapılan eski hale getirme talebi 5271 sayılı CMK’nun 42/1. maddesi gereğince Yargıtayca karara bağlanacağı cihetle, bu konuda verilen red kararı kaldırılarak sanık ... müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
Gerekçeli kararın anılan sanığa usulüne uygun olarak 13.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin hükmü CMUK"nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 02.12.2015 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, temyiz inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
III) Sanık ..."ın temyizi üzerine yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesi uyarınca cezada 1/2 oranında arttırım yapıldığı sırada temel ceza olarak takdir edilen 1.000 gün karşılığı adli para cezasının 1.500 güne çıkarılması gerekirken hesap hatası sonucu 3000 gün karşılığı adli para cezasına hükmolunması,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için TCK"nun 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının TCK"nun 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ..."ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 322. maddesi uyarınca,
1. Hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "3000" ibaresi çıkarılarak yerine "1500" ibaresinin eklenmesi,
2. Hükümden TCK"nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması, yerine “24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine,” ifadesinin eklenmesi,
3. Hükmün tekerrür uygulamasına ilişkin fıkrasında bulunan “cezanın” ifadesinin çıkarılarak yerine, “hapis cezasının’’ ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle sanık ... hakkındaki hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV) Sanık ... müdafiinin temyizine göre yapılan incelemede ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK"nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.02.2014 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında Dairemizin 2018/5113 Esas sırasında kayıtlı olan Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2014/311 Esas, 2015/473 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 28.03.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.12.2013 olduğu,
Yine Dairemizin 2018/6094 Esas sırasında kayıtlı olan Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/628 Esas, 2015/234 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 28.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.05.2014 olduğu,
Halen derdest olan Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2018/183 Esas sırasında kayıtlı dava dosyası ile birleşen dosyalardaki suç tarihlerinin sırasıyla 02.10.2013- 01.11.2013, iddianame düzenleme tarihlerinin ise 23.05.2014-16.04.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK"nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi"nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.