19. Hukuk Dairesi 2015/12525 E. , 2016/2506 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında 25.09.2007 yılında imzalanan bayilik sözleşmesinin 08.03.2011 tarihinde 5 yıl süreli olarak yenilendiğini, davalının asgari beyaz ürün satış taahhüdünde bulunup, ihlalinde davacının kar kaybını ödemeyi ve bayilik sözleşmesinde de akde muhalefetinde cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davalının asgari satış taahhüdünü yerine getirmediği gibi sözleşmeyi hiçbir gerekçe göstermeden feshettiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak, kar mahrumiyetinden kaynaklı zararın 5.000,00 TL "si ile cezai şartın 4.000,00 TL" si ile yediemin sıfatıyla teslim edilip alınamayan demirbaş ve kurumsal kimlik nedeni ile oluşan maddi zarar tutarı olan 1.000,00 TL"nin toplam 10.000,00 TL"nin keşide edilen 21.06.2011 tarihli ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 03.01.2013 tarihli dilekçesinde davalıya ariyeten verilen malzemelerin davadan sonra geri alındığını, bu nedenle bu talebin konusuz kalıp, bu talepten vazgeçildiğini beyan etmiştir.
Davalı, davacı ile 08.03.2011 tarihinde eski bayilik sözleşmesinin yenilenip, tarafların yükümlülüklerinin belirlendiğini, davacının naklini üstlendiği yeraltı tankını sağlamadığı gibi protokolde yazılı iskonto oranını da sağlamadığını, davacının taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, taraflar arasında 08.03.2011 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığı ve aynı tarihli olarak davalının taahhütnamesi bulunduğu, davalıca 08.03.2011 tarihli "bayi adayı bilgileri" başlıklı belgenin sözleşmenin eki niteliğinde olduğu belirtilerek belgede yazılı yeraltı tankının teslim edilmemesi ve iskonto oranının da uygulanmaması nedeniyle sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini bildirdiği halde 08.03.2011 tarihli bayi adayı bilgileri başlıklı belgenin bayilik başvurusu için hazırlanmış aday bilgilerini içeren belge olduğu, sözleşmenin bu belgeden sonra düzenlendiği, sözleşmede anılı belge içeriği düzenlemelerinin yer almadığı, bu belgenin sözleşme eki olmadığı, davacıyı bağlamayacağından davalının sözleşmeyi fesihte haksız olduğu kanaatine varıldığı, taraflar sözleşmede aksini kararlaştırmadıkça hem cezai şartın hem de kâr kaybının birlikte istenemeyeceği, davacının bu nedenle kâr kaybı ya da zarardan birini isteyebileceği, davacının kâr kaybı isteyemeyeceği sonucuna varıldığı, dava açıldıktan sonra demirbaşların iade alınması nedeniyle bu istemin konusuz kaldığı, davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle sadece cezai şart talep edebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, demirbaşlarla ilgili istem konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4.000,00 TL cezai şartın 06.07.2011 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 08.03.2011 tarihli bayilik sözleşmesinden ve aynı tarihli taahhütnameden kaynaklanan cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağına ilişkin olup, aralarında tam iki yanlı sözleşme söz konusudur.
Dosyada mevcut " Bayi Adayı Bilgileri" başlıklı, 08.03.2011 tarihli belgenin "Demirbaşlar" bölümünde aynen, "10.000 lt yeraltı tankı ( Bir adet tekli pompa geri alınarak) " denilmiş olup, bu edimin ifası için belli bir süre belirlenmemiştir. Bu durumda taraflar arasında tam iki yanlı sözleşme olduğundan 818 sayılı B.K." nun 106. maddesi (6098 sayılı TBK 123. ve 125. maddeleri ) gereğince davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshi için davacıya edimini ifa için mehil vermeli ve onu temerrüde düşürmelidir. Ancak davalının 05.06.2011 günü keşide etmiş olduğu ihtarnamede davacıya herhangi bir süre vermeden sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği anlaşılmakla bu yönden de sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinden söz edilemeyecektir. Bu durumda mahkemece davalının sözleşmeyi haksız feshettiği dikkate alınarak bayilik sözleşmesinin feshin sonuçlarını düzenleyen 14/b maddesi ve taahhütnamenin 2. maddesi kapsamı karşısında davacının cezai şartla birlikte kar mahrumiyetini de talep edebileceği dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile kar mahrumiyeti talep edilemeyeceğinden bahisle bu kalem istemin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.