11. Hukuk Dairesi 2016/14012 E. , 2018/5392 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../04/2016 tarih ve 2015/60-2016/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... nezdinde 2003/30274 sayı ile tescilli “...” 43. sınıf hizmetleri kapsayan markasının bulunduğunu, ayrıca 2009/47746 sayılı 29, 30, 32, 33. sınıf malları kapsayan “...” ibareli ve “... ...” ibareli 33. sınıf malları kapsayan markalarının bulunduğunu, davalı tarafın “... + şekil” ibareli 30 ve 43. sınıf mal ve hizmetleri kapsayan marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından başvuruya 556 sayılı KHK"nın 8/1-b 8/... ve 8/4 maddeleri uyarınca yapılan itirazın reddedildiğini, oysa başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin serisi izlenimi oluştuğunu, unvanının da aynı ibareden meydana geldiğini, müvekkili markalarının tanınmış olması karşısında başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken müvekkili itirazının reddedildiğini ileri sürerek ..."nin 14-M-15863 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesin istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında görsel ve işitsel ya da anlamsal açıdan iltibas bulunmadığını, “...” ibaresi her iki markada da kullanılmasına rağmen her iki marka için de esas unsur olmadığını, davacı markasında “The” sözcüğü hakim unsurken, müvekkilinin markasında hakim unsurun “....” sözcüğü olduğunu, bu sebeple iltibasa yol açacak bir benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının kapsamı ile davalı başvurusunun kapsam olarak örtüştüğü, davacı markaları ve başvuruda kullanılan “...” ibaresinin Türkçede “Ev ” anlamında olup ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, başvuruda yer alan “...” ibaresinin “Antika” anlamında olduğu, davacı markalarında yer alan “THE” ibaresinin ise İngilizce’de cins isimlerin anlamını kuvvetlendirmek için kullanılan bir ön ek olduğu, markalara bir bütün olarak bakıldığında davacının 2003/30274 ve 2009/47746 sayılı markalarının “....” anlamında, 2009/59250 sayılı markasının “.... ...” anlamında olduğu, davalı başvurusunun kelime anlamının ise “.... EV” olduğu, bu durumda davacı markalarında esas unsurun “ev” anlamına gelen “...” ibaresi olduğu, başvuruda ise esas unsurunun “....” ve “....” olduğu, şekil unsurunun ise tali unsur olduğu, kelimeler üzerinden gidildiğinde, markanın Türkçe anlamı itibariyle esas vurgunun “ev” kelimesinden çok “antika” kelimesi üzerinde yoğunlaştığı, bir bütün halindeki “antique house” kelimelerinde esas ve önde gelen vurgu ile hafızada yer eden kelime “ev” den çok “antika” vurgusu olduğu, markaların bu ibareler itibariyle aynı olmadığı, tescilli markalar ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işletmesel bağlantılandırması tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı ve aralarında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının 556 sayılı KHK’nın 8/... maddesi hükümlerine dayanarak davalı başvurusunu engellemesinin mümkün olmadığı, davacının “...”” markasının tanınmışlığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ... ... kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı adına tescilli itiraza mesnet “...” markası ile davalı şirkete ait “... + şekil” marka başvurusunun benzer bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, itiraza mesnet marka ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında işaretler arasında ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.