13. Hukuk Dairesi 2016/13801 E. , 2017/11745 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Asiller ..., ... ve vekili avukat ... ile Davalılar .... ve diğerleri vekili avukat ..."nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılardan ..., 2006 yılı başında bel ağrısı şikayeti ile gittiği davalı hastanede çalışan diğer davalı doktor tarafından yapılan muayene sonucunda bel fıtığı teşhisi konulduğunu, ancak cerrahi müdahale ile şifa bulabileceği beyan edilerek 05.01.2006 yılında davalı doktor ve ekibi tarafından ameliyat edildiğini, ameliyatın hemen ardından ortaya çıkan uyuşma, ağrının devam ediyor olması gibi sorunlar davalı doktor tarafından rutin problemler olarak kabul edilerek şifa bulduğu, hayatına rahat biçimde devam edebileceğinin telkin edildiğini, ancak ameliyattan bir ay sonra yapılan radyolojik tetkikte bel bölgesindeki bütün sinirlerinin harap hale geldiğinin tespit edildiğini, ağrılarının daha çok arttığını, yapılan tetkikler neticesinde “Scar Dokusu” ile ilgili tedavisinin eksik bırakıldığının anlaşıldığını, davalı doktor tarafından 19.9.2006 da bir kez daha ameliyat edildiğini, ikinci operasyonun ardından şiddetli uyuşukluk hissinin devam ettiğini ve yine bu operasyonun ardından makat bölgesinde normalin iki katı bir büyüme ve idrar ihtiyacını giderememe gibi sorunların ortaya çıktığını, bu süreçte fizik tedavi ve kadın hastalıkları bölümünde tedavi göremeye başladığını, tek başına yürüyemez hale gediğini, tedavisinin halen devam ettiğini ileri sürerek; davalılar tarafından uygulanan hatalı tedavi ve cerrahi müdahale neticesinde uğranılan zararın telafisi bakımından 100.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacı ... ise, eşinin rahatsızlığı nedeniyle yaşadığı sıkıntılı günlerin bedeli olarak uğradığı manevi zararın telafisi bakımından 50.000,00 TL tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı hastanede diğer davalı doktor tarafından gerçekleştirilen bel fıtığı ameliyatı neticesinde davacının bel bölgesinde bulunan sinirlerin harap olması ve buna bağlı olarak farklı hastalıkların ortaya çıkması nedeniyle duydukları üzüntü ve uğradıkları zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Uyuşmazlık, yapılan ameliyatın bel fıtığı tedavisinde gerekli olup olmadığı, ameliyat sonrası davacıda oluşan sağlık sorununun ameliyat sırasında davalı doktorun herhangi bir kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar Mahkemece, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu"nun 18.11.2013 tarihli raporu ile 29.6.2012 tarihli doktor bilirkişilerden alınan rapor benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; adı geçen raporlar davacıların itirazlarını karşılamamaktadır. O halde Mahkemece, davacı ..."nin tedavisi sırasında yapılan işlemlerle ilgili tüm bilgi ve belgeler, hastane kayıtları birlikte gönderilerek, Üniversite Öğretim Üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan, davacıların itirazları da karşılanmak suretiyle olayda davalıya atfı kabil bir kusur bulunup bulunmadığı konusunda, nedenleri açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı ederek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde davacılara iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.