18. Hukuk Dairesi 2014/19001 E. , 2015/7464 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının nüfusta kardeşi görünen davalı ...’in, babası ...’nün çocuğu olmadığı halde onun çocuğu gibi nüfusa tescil edildiğini ileri sürerek ...’nün nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun olarak düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava soybağının reddi davası olarak nitelendirilerek, davacının hak düşürücü süre içerisinde davayı açmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme hakime aittir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 285. maddesinde; “Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür. Kocanın gaipliğine karar verilmesi halinde üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.” 286. maddesinde ; “Koca, soybağının reddi davasını açarak babalık karinesini çürütebilir. Bu dava ana ve çocuğa karşı açılır. Çocuk da dava hakkına sahiptir. Bu dava ana ve kocaya karşı açılır.” 291. maddesinde ise; “Dava açma süresinin geçmesinden önce kocanın ölmesi veya gaipliğine karar verilmesi ya da sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybetmesi hallerinde kocanın altsoyu, anası, babası veya baba olduğunu iddia eden kişi, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açabilir. Ergin olmayan çocuğa atanacak kayyım, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl içinde soybağının reddi davasını açar. Kocanın açacağı soybağının reddi davasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.“ hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda dava, davacının nüfus kayıtlarında kardeşi olarak görünen ...’in, babası ...’nün çocuğu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında bu talebin Türk Medeni Kanunu"nun 286 ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağının reddi talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, talebin soybağının reddi davası olarak nitelendirilip asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılıp hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Dava, Türk Medeni Kanununun 286 ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağının reddi istemine ilişkin olup 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bütün davalarda aile mahkemesinin görevli olduğu hükme bağlandığı dikkate alındığında davaya aile mahkemesince bakılıp karar verilmesi gerekirken asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılıp davanın reddine karar verilmiş olması,
Kabule göre de;
2-Basit yargılama usulüne tabi dava ve işler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 316. maddesinde sayılmış olup, soybağı davaları bu kapsamda bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu"nun 284. maddesinde de bu yönde hüküm olmadığından yazılı yargılama usulü uygulanmalıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 27.maddesi hükmüne göre, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir. Bu nedenle mahkemece duruşma açılarak tarafların gösterdiği diğer deliller de toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.