19. Hukuk Dairesi 2015/7884 E. , 2016/2362 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasındaki genel kredi sözleşmesi sebebiyle davalı şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalının da bu sözleşmede müteselsil kefil olduğunu, kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğü" nün 2013/3676 sayılı dosyasından icra takibine geçtiklerini, ancak davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, limite ilişkin meblağın bilgileri dışında sözleşmeye sonradan ilave edildiğini, sözleşmenin 2007 yılında boş olarak imzalandığını, kullanılan kredilerin geri ödendiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak düzenlenen ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunan davalı ..." un borçtan sorumlu olduğu, ancak davalı kefil ..." a hesap kat ihtarnamesinin zamanında tebliğ edilmemesi sebebiyle borçtan sorumluluğunun daha düşük hesaplandığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre temerrüt halinde en yüksek kredi faiz oranına %50 ilave edilerek temerrüt faizinin belirleneceği, davacı bankanın en yüksek cari faiz oranı yıllık %63 olup, temerrüt faizinin %94,50 oranında olduğu, ancak bu şekilde bulunan temerrüt faiz oranının hakkaniyete aykırı biçimde yüksek bulunduğu, kredi sözleşmelerinde bankaların tartışılmaz bir hakimiyeti sözkonusu olup, kredi alıcısı tacir olsa dahi kendisine dayatılan şartlar üzerinde müzakere etme imkanından büyük ölçüde mahrum olduğu, temrrüt faizinin yasal faiz oranlarının on katına varacak şekilde belirlenmesinin açık bir sömürü olduğu, bir bankanın temerrüt halinde en fazla ... na bildirdiği ve şubelerinde uyguladığı en yüksek cari faizden yüksek faiz almaması gerektiği, sözleşmelerdeki bir tarafa dayatılan haksız hükümlerin hakkaniyet ölçüsüne çekilmesinin mahkemelerin öncelikli görevi olduğu, bu sebeplerle davalıların borçlarına takip tarihinden sonra davacı bankanın uyguladığı en yüksek faiz oranı olan %63 nispetinde temerrüt faizi uygulanmasının makul bulunduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile, ... İcra Müdürlüğü" nün 2013/3676 sayılı takip dosyasına davalı-borçlular tarafından yapılan itirazların kısmen
iptaline, takibin borçlu İntermekanik ... yönünden; 122.037,89-TL asıl alacak, 7.554,16-TL işlemiş faiz, 377,71-TL faiz gider vergisi, 443,98-TL masraf ve 245-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 130.658,74-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %63 oranında faiz uygulanmasına, takibin borçlu ... yönünden; 122.025,22-TL asıl alacak, 5.023,37-TL işlemiş faiz, 251,17-TL faiz gider vergisi, 443,98-TL masraf ve 245-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 127.988,74-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %63 oranında faiz uygulanmasına, çeklerle ilgili 6.270-TL"nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı banka nezdinde açılacak faizsiz bir hesaba depo edilmesine, davalıların asıl alacağın %20" si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, ticari mahiyetteki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşmenin 44. maddesinde temerrüt faiz oranı düzenlenmiştir. Bu hüküm tarafları bağlayıcıdır. Bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, bankanın temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı belirlenip, bu orana %50 fazlası ilave edilmek suretiyle borçlunun sorumlu olduğu temerrüt faizi miktarı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.