Abaküs Yazılım
7. Ceza Dairesi
Esas No: 2016/19353
Karar No: 2020/2153
Karar Tarihi: 05.02.2020

5411 sayılı Kanununa muhalefet - Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2016/19353 Esas 2020/2153 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mahkeme, bir bankanın zararına sebep olan suçun işlenmesinde bulunan sanık hakkında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş şekli ve özelliklerinden arttırımı gerektiren bir durum bulunmadığı halde, hapis cezası alt sınırdan tesis edilirken, adli para cezasının üst sınırdan tesis edilmesi suretiyle sanığa yersiz ve fazla ceza tayini yapıldığı sonucuna vardı. Bu nedenle mahkeme, sanık hakkında verilen hükümü bozdu.
Buna göre, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/2. maddesi uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarının dikkate alınacağı, zararın bulunmaması halinde ise sadece gün adli para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılamayacağı belirtildi. Ayrıca, nitelikli zimmet suçu nedeniyle oluşan banka zararının üç katına çıkartılan adli para cezasının, ayrıca TCK'nun 43. maddesi uyarınca artırılamayacağı vurgulandı. Uzun süreli hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında, hapis cezasının kanuni sonucu olan TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtildi.
7. Ceza Dairesi         2016/19353 E.  ,  2020/2153 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : 5411 sayılı Kanununa muhalefet
    HÜKÜM : Hükümlülük

    Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
    Hükmolunan cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı CMK"nun 299/1. maddesi uyarınca sanık müdafiinin duruşma isteminin reddine karar verilerek yapılan incelemede;
    Kovuşturma başlamadan banka zararını gideren sanık hakkında hüküm tesis edilirken temel cezanın 12 yıl hapis ve 20.000 gün adli para cezası olarak belirlendiği ve gerekçesinin de "..suçun işleniş şekli ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile suçtan elde edilen menfaat" olarak gerekçelendirildiği, anılan Kanunda cezanın 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası ve 20.000 güne kadar adli para cezası ""olarak düzenlendiği dikkate alındığında, sanık hakkında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş şekil ve özelliklerinden artırımı gerektiren bir durum bulunmadığı halde hapis cezası alt sınırdan tesis edilirken, adli para cezasının üst sınırdan tesis edilmesi suretiyle sanık hakkında yersiz ve fazla ceza tayini;
    Kabule göre;
    1. Adli para cezasının tayini yönünden; 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesinde yer alan "hükmolunacak adli para cezası miktarının bankanın uğradığı zararın üç katından az olamayacağına" ilişkin düzenleme uyarınca, üç katı uygulamasında nitelikli zimmet kapsamında değerlendirilen eylemler nedeniyle oluşan ve tazmin edilmeyen zarar miktarının dikkate alınacağı, zararın bulunmaması halinde ise sadece gün adli para cezası tayin edilerek anılan maddedeki üç kat uygulamasının yapılamayacağı cihetle sanığın banka zararının tamamını ödemesi karşısında hakkında gün adli para cezası verilmesi ile yetinilmesi gerekirken banka zararının 3 katı üzerinden belirlenerek sanık hakkında fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
    2. 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde hürriyeti bağlayıcı ceza ile gün para cezası tayin edilerek, taktir edilecek gün para cezasının arttırım ve indirime tabi tutulduktan sonra 5237 sayılı TCK"nun 52. maddesindeki esaslara göre tayin edilecek sonuç adli para cezasının nitelikli zimmet suçu nedeniyle oluşan banka zararının 3 katına çıkartılması gerektiğinin gözetilmediği gibi, nitelikli zimmet suçundan verilen ve banka zararının üç katı artırılan adli para cezasının, ayrıca 5237 sayılı TCK"nun 43. maddesi uyarınca artırılamayacağının da gözetilmemesi,
    3. Uzun süreli hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında hapis cezasının kanuni sonucu olan TCK"nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğu hükümlerinin uygulanmaması,
    Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/02/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi