Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/17619
Karar No: 2018/7357
Karar Tarihi: 15.03.2018

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/17619 Esas 2018/7357 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/17619 E.  ,  2018/7357 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL



    Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleşen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekilleri tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 01.03.2018 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden dahili davalı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ..., dahili davalı ... vekili Avukat..., davalı ... vekili Avukat ..., davalı .... vekili Avukat ..., davalılar ... vd. vekili Avukat ..., davalılar ... v.d. vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat ..., Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

    -KARAR-

    Asıl ve birleşen davalar yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil olmadığı takdride bedel isteğine ilişkindir.
    Asıl ve birleşen davada davacılar, davalı ...’ye karşı açtıkları muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davasının kabul edilerek kararın kesinleştiğini, davalı ...’nin hükmün infazını engellemek amacıyla dava konusu 3394 ada 5, 3395 ada 3, 3398 ada 1, 3399 ada 2, 2730 ada 20, 2755 ada 5, 2754 ada 25, 2757 ada 4 ve 147 ada 2 parsel sayılı taşınmazları davalılara satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının miras payları oranında iptal ile adlarına tesciline olmadığı takdirde miras paylarına isabet eden bedelin davalı ...’den tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalılar, dava konusu taşınmazları iyiniyetle satın aldıklarını, davalı ...; davacıların muvafakati ile dava konusu taşınmazların satıldığını, davacıların miras paylarına isabet eden bedeli az bulunca satış bedellerini almayarak dava açtıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, davaya konu taşınmaz paylarının mülkiyetinin mahkeme kararı ile davacılara geçtiği ve davalıların iyiniyet savunmasına değer verilemeyeceği gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 04.12.2012 tarih ve 2012/310 Esas-388 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazların davacılar adına miras payları oranında tesciline karar verildiği, İİK’nın 28. maddesi uyarınca hüküm özetinin ilgili tapu sicil müdürlüğüne bildirilmediği, kararın 10.01.2013 tarihinde kesinleştiği ve kararın kesinleşmesi üzerine mahkemece 28.02.2013 tarihinde dava konusu taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırıldığı, davalı ...’nin dava konusu 257 ada 4 parseli 04.03.2013 tarihinde davalı ...’ne, 147 ada 2 (eski 583) parseli 10.04.2013 tarihinde davalı ...’a, 2730 ada 20 parseli 10.11.2013 tarihinde davalılar Sezai ve Turan’a, 2754 ada 25 parseli 10.04.2013 tarihinde davalı ...’a, 2755 ada 5 parseli 10.04.2013 tarihinde davalı ...’ye, 3395 ada 3, 3399 ada 2, 3394 ada 5, 3398 ada 2 parselleri de 22.04.2013 tarihinde davalı ...’e, davalı ...’in 3395 ada 3 parseli 26.04.2013 tarihinde dahili davalı Öztrük’e, Öztürk’ün aynı taşınmazı yargılama sırasında 19.03.2014 tarihinde dahili davalı ...’a temlik ettiği anlaşılmaktadır.
    Bilindiği ve TMK’nın 705. maddesinde düzenlendiği üzere, taşınmazın mülkiyetinin...ılması tescille olur. Ancak miras, mahkeme kararı, cebri icra ve kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce...ılır.
    Öte yandan, "ayni haklar, kütüğe tescil ile doğar, sınırlarını ve tarihlerini tescile göre alır." (T.M.K. m. 1022/1) "kurulması kanunen tescile tabi ayni haklar, tescil edilmekdikçe varlık...amaz". (T.M.K. m. 1021/1) Değinilen yasa hükümlerinde öngörüldüğü üzere hukukumuzda ayni hakkın doğumu ve kaldırılması tescil işleminin yapılmış olmasına bağlıdır. Başka bir deyişle, hak tescil edilmedikçe ayni hak niteliğini...amaz.
    Diğer taraftan, "tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak...an kişinin bu...ımı korunur" (T.M.K. m. 1023 ) Yasada öngörülen ve dayanağını Türk Medeni Kanununun 3. maddesinden alan iyiniyetinin aynı zamanda bu iddiada bulunana bir özen ve itina borcu yüklediği de kuşkusuzdur. Ancak, bu özenin ve dikkatin sicile yönelik olması gerektiği tartışmasızdır. Sicile güvenin kişinin sicilin dayanağını oluşturan kayıt ve belgeleri inceleme yükümlülüğü yoktur.
    Somut olayda, davacılar, çekişmeli taşınmazlardaki miras paylarının mahkeme kararı ile kendilerine geçtiğini, sonraki satışların yolsuz nitelik taşıdığını ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır.
    Mahkemece, mülkiyetin tescilsiz...ılmasından sonraki temliklerin TMK."nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Gerçekten de,... Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 04.12.2012 tarih ve 2012/310 Esas-388 Karar sayılı ilamı ile davacıların TMK."nun 705. maddesi uyarınca taşınmazlardaki paylarını tescilden önce...dıkları, böylece sicildeki mevcut kaydın asıl mülkiyet durumunu yansıtmadığı kuşkusuz ise de, sicile güvenerek iyi niyetle...ım sağlayan üçüncü kişilerin TMK."nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanabilecekleri de gözardı edilmemelidir.

    Bilindiği üzere, hukukumuzda diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları, satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlama düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla Medeni Kanunun 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988. ve 989. maddelerinin ve tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Öte yandan, bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise, bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu yüzden Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur. Belirtilen ilke M.K.nun 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak...an üçüncü kişinin bu...ımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddenin 1.fıkrasında "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.
    Ne var ki, tapulu taşınmazların intikallerinde, huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden, iktisapta bulunan kişinin iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır. Zira, bir yanda tapu sicilinin doğruluğuna inanarak iktisapta bulunduğunu ileri süren kimse, diğer yanda ise kendisi için maddi hatta bazı hallerde manevi büyük değer taşıyan ayni hakkını yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kalan önceki malik bulunmaktadır. Bu bakımdan, yüzeysel ve şekilci bir araştırma ve yaklaşımın büyük mağduriyetlere yol açacağı, kişilerin Devlete ve adalete olan güven ve saygısını sarsacağı ve yasa koyucunun amacının ilk bakışta şeklen iyi niyetli gözükeni değil özünde iyi niyetli olan kişiyi korumak olduğu hususlarının daima göz önünde tutulması, bu kapsamda tüm delillerin toplanıp derinliğine irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim bu görüşten hareketle, "kötü niyet iddiasının def"i değil itiraz olduğu, iddia ve müdafaanın genişletilmesi yasağına tabii olmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve mahkemece kendiliğinden (resen) nazara alınacağı"" ilkeleri 8.11.1991 tarih 1990/4 esas 1991/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararında kabul edilmiş, bilimsel görüşler de aynı doğrultuda gelişmiştir.
    Hemen belirtilmelidir ki; tapu iptal ve tescil davaları kayıt malikine karşı açılır. Oysa çekişme konusu 3395 ada 3 parsel yönünden dava tarihinden önce kayıt maliki olan ...’ya husumet yöneltilmemiş, yargılama sırasında kayıt maliki davaya dahil edilmiştir. Ne var ki, Usul Hukukunda davaya dahil şeklinde bir müessese yer almayıp, bir kimseye dahali dava yolu ile taraf sıfatı verilemeyeceği açıktır.
    Öte yandan, Usûl Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun (HMK) 125. maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usûli işlemler düzenlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçimlik hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir. Bu usûl kuralının kendiliğinden (re"sen) gözetilmesi gerektiği de açıktır.
    Somut olayda, yukarıda değinilen ilkelere göre bir değerlendirme yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.

    Hal böyle olunca, dava konusu 3395 ada 3 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi davalı ...’den çekişmeli diğer taşınmazları temlik alan davalıların iyiniyetli olup olmadıklarının, bir başka ifadeyle Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacaklarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması da isabetsizdir.
    Davalıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edenler vekilleri için 1.630.00."ar-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




















    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi