Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/6257
Karar No: 2018/6951
Karar Tarihi: 14.03.2018

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/6257 Esas 2018/6951 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/6257 E.  ,  2018/6951 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... "nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
    Davacılar, mirasbırakan ...’in, 245, 248 ve 640 parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...’ye temlik ettiğini, işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalı, davanın reddini savunmuştur.
    Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece "...davanın terekeye iade istemli olarak açıldığı gözetilerek davaya katılmayan mirasçı ... olurunun alınması ya da miras şirketine T.M.K.nun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir..." gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde yeniden davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Toplanan deliller ve dosya içeriğinden, mirasbırakan ..."in 26.01.2009 tarihinde öldüğü, geriye mirasçıları davacılar eşi ... ve müşterek çocukları ... ... ... "den olma çocukları ... ... ... "den olma çocukları ... ... "in kaydıkları, dava konusu 245 parsel sayılı 26.250m2 miktarlı zeytinlik nitelikli taşınmaz, 248 parsel sayılı 8.000 m2 miktarlı zeytinlik nitelikli taşınmaz ve 640 parsel sayılı 12.800 m2 miktarlı üzüm bağı ve zeytinlik nitelikli taşınmazlar mirasbırakan adına kayıtlı iken 27.10.2008 tarihli satış işlemi ile toplam 10.400 TL bedelle davalıya temlik edildiği, davalının keşifte, mirasbırakanın zeytinliklerin satımı konusunda kendisi ile görüştüğünü, 50.000 TL"ye satış konusunda anlaştıklarını, bir kısım taşınmazlarını satarak satış bedelini ödediğini belirttiği anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Somut olaya gelince, her ne kadar tanık beyanlarından mirasbırakanın paraya ihtiyacı olmadığı bildirilmiş ise de mirasbırakanın biri ... nikahlı ... olmak üzere 3 kadından toplam 18 çocuğunun olduğu gerçeği karşısında paraya ihtiyacı olmadığı iddiasının afaki kaldığı, mirasbırakan adına kayıtlı başkaca taşınmazların da bulunduğu, kaldı ki davalının mirasçı olmadığı gibi mirasbırakanla bir yakınlığının da bulunmadığı, ayrıca davalının arazisi, traktörü ve evinin bulunduğunun zabıta araştırmasında tespit edildiği, 07.07.2008 tarihli akitle de davalının maliki olduğu 418 parsel sayılı 53.350 m2 miktarlı tarla nitelik taşınmaz ve 717 parsel sayılı 24.600 m2 miktarlı tarla nitelik 2 adet taşınmazını sattığı dosya kapsamı ile sabittir.
    Açıklanan olgu ve deliller yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın davalıya yaptığı temlikin muvazaalı olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
    Hal böyle olunca, işlemin gerçek satış olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazlı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
    Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14/03/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

    (Muhalif)

    -KARŞI OY-

    Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle mirasbırakanın 26.01.2009 tarihinde öldüğü, ölmeden kısa süre önce 27.10.2008 tarihinde dava konusu 245 (26.250 m2 zeytinlik) 248 ( 8.000 m2 zeytinlik) ve 640 (12.800 m2 üzüm bağı ve zeytinlik) parsel sayılı taşınmazları davalıya satmasını gerektirir haklı ve makul nedenin bulunmadığı, terekesinden para çıkmadığı, murisin bağkurlu olup, başka taşınmazlarının ve traktörlerinin olduğu, davalının elden para ödedim savunmasını ispatlayamadığı kaldı ki, murisin paraya ihtiyacı olduğu savunmasının ise satış tarihinde taşınmazların toplam değerinin 114.450 TL olmasına karşın davalının 50.000 TL para ödedim beyanıyla değerlendirildiğinde hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve inandırıcı olmadığı gibi, davacı tanık beyanlarından murisin resmi ... ... ve ondan olan çocuklarıyla görüşmediği, murisin davalıya " ben öldükten sonra bu arazileri ... olma çocuklarıma ver dediği" dava konusu taşınmazları ve ... halen ... olma oğlu ... kullandığı ayrıca murisin 09.10.2008, 20.06.2008, 14.10.2008 tarihlerinde birlikte yaşadığı ... ve ... olma kızı ... yaptığı toplam 5 adet taşınmaz temliklerinin de Daireden geçen ve kesinleşen ilamlarla iptal edilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde murisin temlikinin muvazaalı bedelsiz ve mal kaçırma amaçlı olduğu anlaşıldığından mahkemenin kabul kararı onanmalıdır. Sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi