Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/24293
Karar No: 2017/11522
Karar Tarihi: 23.11.2017

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/24293 Esas 2017/11522 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2015/24293 E.  ,  2017/11522 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki alacak ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, avukat olduğunu, davalının alacaklı olduğu 35.000 TL"lik senedin tahsili için icra takibi başlattığını, borçluya çıkarılan tebligatın tebliğ edilemediğini, daha sonra ihtiyati haciz kararı alındığını, davalı teminatı temin etmediği için teminatın kendisi tarafından yatırıldığını, bildirilen adrese hacze gidildiğini, işyerinin borçlunun oğluna ait olması nedeni ile haciz yapılamadığını, davalının icra takibine devam edilmesini istemesi üzerine çeşitli aramalara rağmen borçluya ulaşılamadığını, ilanen tebligat yapıldığını, davalının ilan masrafını dahi vermekten imtina ettiğini, davalının tutarsız davranışları nedeni ile davalıdan talimat alarak davalının talep ettiği adrese hacze gidildiğini, yine sonuç alınamadığını, akabinde yapılacak işlem kalmadığından ve davalının tarizlerinden kurtulmak için vekillikten istifa ettiğini, istifadan sonrası davalının kendisini baroya ve savcılığa şikayet ettiğini, güveni kötüye kullanma suçundan yargılanarak beraat ettiğini, davalının vekalet ücretini ödemediği gibi haksız şikayeti nedeni ile açılan dava nedeni ile üzüntü yaşadığını ileri sürerek 7.000,00 TL vekalet ücreti ve 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere 22.000,00 TL"nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
    Davalı, davacının 2009 yılında noter olarak atanması nedeni ile istifa ettiğini, dolayısıyla istifasının haksız olduğunu, yasal şikayet hakkını kullanmış olması nedeni ile manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.727,04 TL vekalet ücreti alacağı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Davacı, eldeki dava ile haklı istifa nedeni ile vekalet ücreti alacağı ile davalının haksız şikayeti nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş, davalı davacının istifasının haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının yapılan takip işlemlerine karşılık davacıya masraf ve vekalet ücreti ödediğine dair dosyaya herhangi bir belge ibraz edilemediği gibi davacının aldığı vekalete istinaden üzerine düşen yükümlülükleri tam zamanında yerine getirdiği, dolayısıyla haklı olarak istifa ettiği gerekçesiyle vekalet ücreti talebinin kısmen kabulü ile 4.727,04 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki, davacı, masrafları istediği halde davalı tarafından ödenmediğini ispat yükü altında olduğu gibi taraflar arasında vekalet ücretinin peşin ödeneceğinin kararlaştırıldığına dair bir delil bulunmadığından vekalet ücreti alacağı işin bitiminde muaccel olacaktır. Mahkemece, davacının yapmış olduğu masrafları istediği halde davacı tarafından ödenmediğini ispat yükü altında olduğu ve vekalet ücreti alacağının aksi kararlaştırılmadıkça işin bitiminde muaccel olacağı hususları değerlendirilip Avukatlık Kanunu 174. madde gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    2-Davacı, davalının haksız şikayeti nedeni ile yargılanıp beraat ettiğini ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuş, davalı ise yasal şikayet hakkını kullandığını savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bunun yanında, yine Anayasa"nın “Temel Haklar ve Hürriyetlerin Niteliği” başlığını taşıyan 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu belirtildikten başka, 17. maddesinde de, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip bulunduğu da düzenleme altına alınmış bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesinde, kişilik haklarına yapılan saldırının unsurları belirtilmiş ve hukuka aykırılığı açıklanmıştır. 25. maddesinde ise, kişilik haklarına karşı yapılan saldırının dava yolu ile korunacağı düzenlenmiş, BK’nın 49. maddesinde ise saldırının yaptırımı öngörülmüştür. Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğü, diğer özgürlüklerde olduğu gibi sınırsız olmayıp kişi salt başkasını zararlandırmak için bu hakkı kullanamaz. Bu hakkın hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikâyet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikâyeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikâyet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde şikâyetin hak arama özgürlüğü sınırları aşılarak kullanıldığı, kişilik değerlerine saldırı oluşturduğu sonucuna varılmalıdır. Mahkemece, belirtilen düzenlemeler ışığında şikayetin hak arama özgürlüğü sınırları dahilinde olduğu kabul edilerek manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi