Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/6958
Karar No: 2020/5047
Karar Tarihi: 12.10.2020

Taksirle öldürme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/6958 Esas 2020/5047 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mahkeme, sanık müdafisinin kararın eksik inceleme sonucu verildiği, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, verilen cezanın fazla olduğu yönündeki temyiz itirazlarını reddederek hükmün ONANMASINA karar verdi. Olayda sanığın kusurlu olduğu ve taksirle öldürme suçu işlediği kabul edildi. TCK’nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri gereğince sanığın mahkumiyetine karar verildi. Katılanın temyiz süresine ilişkin itirazları ise reddedildi.
TCK’nın 85/2 maddesi, taksirle öldürme suçunun cezasını düzenler.
TCK’nın 62. maddesi, trafik güvenliğine aykırı hareket etmenin cezasını belirler.
TCK’nın 53/6. maddesi, taksirle işlenen suçlarda hükmedilecek cezanın belirlemesine ilişkin kuralları düzenler.
12. Ceza Dairesi         2019/6958 E.  ,  2020/5047 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle öldürme
    Uygulama : TCK’nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
    Temyiz edenler : Sanık müdafii, Katılanlar vekili

    Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    1-Katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
    Katılanın yüzüne karşı 12.07.2016 tarihinde verilen kararda, yasa yoluna ilişkin bildirimde, temyiz süresinin katılan yönünden tefhim ve katılan vekili yönünden tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş ise de, katılan vekilinin 17.05.2016 tarihli temyiz dilekçesinde, bu ifadenin kendisini temyiz süresinin başlangıcı konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiası bulunmadığı gibi, temyiz süresinden sonra dilekçenin verilmesine ilişkin de herhangi bir açıklama yoktur. Kaldı ki, mesleği, kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık olan ve bu bağlamda yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip olan katılan vekilinin, temyiz süresinin, kararın yüze karşı verildiği hallerde tefhimden itibaren işlemeye başlayacağını bilmemesi düşünülemeyeceğinden, yasa yolu bildirimindeki bu yanlışlık, katılan vekili açısından bir yanılgı ve hakkın kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacaktır. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.02.2011 gün, 244-14 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır.
    Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin, katılanın yüzüne karşı 12.07.2016 tarihinde verilen hükmü, CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 26.07.2016 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE;
    2-Sanık müdafii ve katılanlar ... ve ... müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise;
    Olay günü, 20:10 sıralarında, meskun mahalde, aydınlatması bulunan, iki şeritli, şerit çizgileri ile ayrılmış, kesintisiz yol şerit çizgisi bulunan, düz, eğimsiz kuru, asfalt yolda, sanık sevk ve idaresindeki otomobiliyle ... istikametinden...istikametine seyir halinde iken yolun solunda bulunan mezarlığa aracıyla girmek için karşı şerit üzerinden geçtiği esnada karşı yönden gelen ...‘in sevk ve idaresindeki ..."un ise yolcu olarak bulunduğu motosikleti fark etmesi üzerine 11 metre fren izi bırakarak bankete çok az bir mesafe kala sol şerit üzerinde motosikletin ön kısmı ile otomobilin sağ ön kısmına çarparak yolun orta şerit çizgisine savrulması sonucu sanığın asli kusurlu olarak ..."in ölümüne, ..."un ise basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayat fonksiyonlarına etkisi 4. derece(ağır) kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; TCK"nın 61. maddesinde belirlenen temel cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki adalet, hakkaniyet ve orantılılık ilkesi gözetilerek temel cezaların tayininde isabetsizlik görülmediğinden ve katılan ...’un...Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 26/11/2015 tarihli raporunda basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamını tehlikeye sokmayacak ve hayati fonksiyonlarını ağır 4. derece etkileyecek şekilde kemik kırığı oluşacak nitelikte yaralandığı ancak duyulardan ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yahut yitirilmesine neden olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin olay tarihinden itibaren 12 ay sonra yapılması gerektiğinin belirtildiği, katılana ait olduğu belirtilen 25/05/2016 tarihli...Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporunda ise yaralanmasının henüz iyileşme sürecini tamamlamadığı, duyulardan ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yahut yitirilmesine neden olup olmadığı hususundaki değerlendirmenin olay tarihinden itibaren 18 ay sonra yapılması gerektiğine yönelik kaydın bulunduğu anlaşılmakla; katılanın yaralanmasına ilişkin kati raporunun alınmaması suç vasfını değiştirmeyeceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
    Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafisinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğuna, sanığa verilen cezanın fazla olduğuna, katılanlar vekilinin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 12/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi