Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/3609
Karar No: 2020/5032
Karar Tarihi: 12.10.2020

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/3609 Esas 2020/5032 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacının koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinin reddine dair hüküm temyiz edilmiştir. Karar, tazminat istemi için beklenmesinin gerekli olmadığı iddialarının varlığında davaya ilişkin esas kararın kesinleşmesinin zorunlu olmadığına dair yorumların hatalı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle, davacının tazminat talebi reddedilmiştir.
Kararda, tazminat istemiyle ilgili kanun maddeleri de yer almaktadır. 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesi ve 466 sayılı Kanunun 2. maddesi, tazminat istemine ilişkin koşulları düzenlemektedir. Kanunlara göre, tazminat istemi, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılabilir. Zarar veren işlemlerin yapılmasına esas olan iddialar sebebiyle haklarında açılan davalar sonunda verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde tazminat istenebilir.
12. Ceza Dairesi         2019/3609 E.  ,  2020/5032 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
    Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
    Hüküm : Davanın reddi
    Temyiz Edenler : Davacı vekili, Davalı vekili


    Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1- 5271 sayılı CMK’nın tazminat istemenin koşulları başlığını taşıyan 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde” bulunulabileceği hükme bağlanmış, 466 sayılı Kanunun 2. maddesinde ise; “zarar veren işlemlerin yapılmasına esas olan iddialar sebebiyle haklarında açılan davalar sonunda verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde,” uğranılan zararın tazmininin istenebileceği belirtilmiştir. 466 sayılı Kanundaki bu düzenleme nedeniyle, tazminat istemine konu davaların esasıyla ilgili verilen kararların kesinleşmesi veya verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararların kesinleşmesinden itibaren dava açma süresinin başlayacağı kabul edilmiş, yerleşik uygulama bugüne kadar da bu şekilde sürdürülmüştür.
    Ancak asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve asıl davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden mutlaka davanın esasıyla ilgili verilen karar veya hükmün kesinleşmesi zorunlu değildir. Davacı tarafın 05.10.2015 tarihli dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar 5271 sayılı CMK’nın 141/3. maddesinde düzenlenen hakim ve savcının eylemlerinden ötürü tazminat istemine ilişkin olup, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti açısından da asıl davanın sonucunu beklemeye gerek bulunmamaktadır. Bu kapsamda, tazminat davasına dayanak teşkil eden dava dosyasında, tazminata konu işlemlerle ilgili belirtilen hakimler hakkında, belirtilen iddialarla ilgili adli veya idari soruşturma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise sonucunun ne olduğu araştırılıp, görevli hakimlerin tazminata konu işlemler yönünden özel amaçla hareket edip etmediği hususu açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın reddine dair yazılı şekilde karar verilmesi,
    2- Tazminat davasına konu dosya kapsamında davacının ilk olarak 30.06.2009 tarihinde tutuklanması ile başlayan süreçte hakkında yürütülen soruşturma ve kovuşturma sırasında görev yapan bir çok Cumhuriyet savcısı ve hakimlerin işlemleri nedeniyle CMK’nın 141/3. maddesi uyarınca hazineye karşı tazminat davaları açtığı görülmekle, UYAP sisteminden davacının açmış olduğu koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları tespit edilerek, davacının hukuki durumunun daha isabetli değerlendirilebilmesi ve usul ekonomisi bakımından, bu davaların birleştirilmesi suretiyle karar verilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi,
    3- Kabul ve uygulamaya göre de;
    Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
    Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi