Abaküs Yazılım
15. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/486
Karar No: 2019/732
Karar Tarihi: 13.02.2019

Dolandırıcılık - Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2018/486 Esas 2019/732 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Sanık, Antalya Barosu'na kayıtlı bir avukattır. 27 Nisan 2009'da baro kaydı silinmiştir, ancak 19 Ağustos 2009'da yeniden kaydolmuştur. Sanık, şikayetçilerden vekaletnameler alarak arazi uyuşmazlığı davasını takip etmek üzere hukuki yardım ettiğini vaat etmiştir. Ancak baro kaydı silinmediğini bilmesine rağmen, sanık takip etme yetkisi olmamasına rağmen şikayetçilere dava açacağı vaadiyle haksız menfaat temin etmiştir. Bu, dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır. Sanık, TCK'nın 157/1, 52/2-4, 53/1-2-3 ve 58/6-7 maddeleri uyarınca mahkum edilmiştir. Kararda, sanığın uzlaşma görüşmeleri sırasında mağdurlara ödeme yapmaya hazır olduğunu beyan etmesi, ancak mağdurların kabul etmeyerek suça konu haksız menfaat miktarını talep etmeleri karşısında mağdurların iade veya tazmin kabul etmemesinin sanık aleyhine yorumlanmaması gerektiği ve sanığın zararı giderme imkanı sunulması gerektiği belirtilmiştir. Kanun maddelerinin açıklamaları şöyledir:
- TCK'nın 157/1 maddesi, dolandırıcılık suçunu tanımlamaktadır.
- TCK'nın 52/2-4 maddeleri, suçun hukuki nit
15. Ceza Dairesi         2018/486 E.  ,  2019/732 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Dolandırıcılık
    HÜKÜM : TCK"nın 157/1, 52/2-4, 53/1-2-3 ve 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet


    Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
    Sanığa atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaşma bürosuna tevdii edildiği ancak; uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
    Sanık ..."in Antalya Barosu"na kayıtlı avukat olduğu, kendisi hakkında verilen mahkumiyet hükmü nedeniyle 16/04/2008 tarihinde baro kaydının Antalya Barosu Başkanlığı"nca silindiği, bu kararın 27/04/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın isteği üzerine Antalya Barosu"nca 19/08/2009 tarihinde yeniden kaydının yapıldığı, bu kararın ise 06/09/2009 tarihli Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararınca uygun bulunmadığı, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü"nün 16/10/2009 tarihli kararı ile uygun bulmama kararının onandığı, bu kararın sanığa 25/11/2009 tarihinde tebliğ edildiği, böylelikle 27/04/2009 tarihi itibariyle baro kaydı silinmiş olan ve bu hususu bilen sanığın, şikayetçilerden 05/11/2009 ve 14/12/2009 tarihlerinde Kaş Noterliği"nde düzenlenmiş vekaletnameleri aldığı, bu vekaletnamelere dayanarak 16/11/2009 tarihinde Kaş Sulh Hukuk Mahkemesi"nde tespit talebinde bulunduğu, mahkemece tespit işlemlerinin yapıldığı, sanığın şikayetçilere tespitten sonra dava açacağını, şikayetçilerin devam eden arazi uyuşmazlığını dava yoluyla takip edeceğini beyan ettiği ve şikayetçilerden 5.000 TL peşin, 6.500 TL ve 1.386 TL ayrıca olmak üzere para aldığı, şikayetçilere davanın açılmış olup, 18 Mart 2010 tarihinde duruşmanın olduğunu beyan ettiği, böylelikle sanığın baro levhasından silindiğini bilmesine rağmen dava takip etme yetkisi bulunmadığı halde, şikayetçiler üzerinde güven oluşturarak onlara dava açma şeklinde hukuki yardımda bulunacağı vaadiyle haksız menfaat temin ettiği anlaşılmakla; eylemin TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    Sanığın uzlaşma görüşmeleri sırasında katılanların her birine 3.000’er TL ödemeye hazır olduğunu beyan etmesi, katılanların ise bu miktarı kabul etmeyerek suça konu haksız menfaat miktarı olarak kabul edilen 12.886 TL’nin üzerinde olacak şekilde, katılan ...’ın 5.000 TL, ...’ın 20.000 TL ve ...’ın 5.000 talep etmiş olmaları karşısında, mağdurun iade veya tazmini kabul etmemesinin sanık aleyhine yorumlanmaması gerektiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.04.2013 tarihli ve 2012/6-1524-2013/152 sayılı kararı da gözetilerek, yerel mahkemece zarar miktarı tespit edilerek bir ödeme noktası tayin edilip, sanığa zararı giderme imkanı sunulduktan sonra sonucuna göre, sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 13/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi